Transcript · Turkish → Japanese

Commemoration of Historical Atrocities

ここで何があったのですか?

あなたが見ているこの場所で、

この場所で人々が虐殺され

たのです。以前、ここ

は平らな場所でした。

ここには警察署もありました。

人々は飢えと渇きに

耐えながら、

互いに縛り合わされ

て連れてこられ、

虐殺されたのがこの場所です。

今でも人々の骨がこの石

の下にあります。

彼らは人々に発砲しました。

なぜなら、その中には17歳の

高校生から85歳の高齢者に

至るまでの人々がいた

からです。つまり、ここには97

人の命があるのです。

機関銃で掃射し、虐殺した

のです。私たちは彼らに

思いを馳せ、

ここまでやって来ます。

私たちの追悼の場は、

毎年ここを訪れるたびに

手から手へとこの場所の石を

使って、追悼の場を築き上げ

ました。なぜなら、

それらの石は先祖の虐殺

を目撃した石だからです。

おそらく、その石には彼らの

叫びが触れ、血が染み込んだ

のでしょう。しかし、

それらは証人なのです。

ここで97人の命が虐殺された

ことの証人なのです。

つまり、この場所の記憶とは、

この石や空間のことなのです。

私たちはその記憶を風化

させず、次の世代へと語り継

ぐために、ここに来るのです。

溝のいたるところに骨があり

ました。頭蓋骨や

歯、顎、こうした

骨や肋骨などが…

そのすべてを私はこの

目で目撃したのです。

埋めるのは大変な作業で、

手でどうにかなるもので

はありませんでした。

しかし、自然が自ずとすべ

ての骨を覆い隠してく

れました。その役割を果たし

てくれたのです。

—その通りですね。本当にき

れいに覆われています。

私の祖父たちも、この道を通っ

て連行されたのです。

—あなたの

おじいさんが?—はい。

母の、母の父親であるジェン

コ・アリ・アヴジュです。

私たちの村、ギュンバウ

村からも、父の叔父が

2人連行されました。

そのことを考えなが

ら来ました。祖父が連行された

道なのだと。今、私も同じ道

を通っています。

祖父はこの道を進みながら、

一体何を考えてい

たのだろうか。自分がどこへ

連れて行かれるのか、

結果がどうなるか、

彼は予想していたのだろうかと

考えました。私が踏んでいる

この石で、祖父はつまず

いたのか、あるいはこの石を踏

んだのかもしれない。

ここを通り過ぎるとき、

彼は子供たちの

ことを思ったのだ。

彼は戻ってこられると思

ったのだろうか、それとも、

確実に殺されると思ったの

だろうか。

彼らのことを考えました。

当然、とても苦しく、

この痛みを忘れて

はならず、忘れさ

せてはならないのです。

ここに来ることは、

彼らを追悼し、彼らを生かし続

けることであり、今後、ここに

住む家族や村々、アレヴィー派

の村々の意識をより高める

ために、このような闘いを

諦めてはならないと信じて

います。私たちまでも諦め

てしまえば、

ジニ・ゲディギは忘れ

去られてしまうでしょう。

End of transcript · 677 words · machine translated

Original transcript (Turkish)

Burada ne olmuş? Şu gördüğünüz yerde, şu gördüğünüz yerde insanlar katledilmiş. Daha önce burası düzmüş. Daha önce burası düzmüş. Burada da karakol varmış. İnsanlar aç susuz

birbirine bağlanarak getirilmiş ve katledildikleri yer burası. birbirine bağlanarak getirilmiş ve katledildikleri yer burası. birbirine bağlanarak getirilmiş ve katledildikleri yer burası. Hala insanların kemikleri bu taşların altında. Hala insanların kemikleri bu taşların altında.

Onlara ateş ettiler. Çünkü içlerinde 17 yaşında bir lise öğrencisinden 85 yaşlarına kadar yaşlı insanlar var. 97 tane can var yani burada.

Makineli tüfeklerle tarayıp katlediyorlar. Makineli tüfeklerle tarayıp katlediyorlar. Onları düşünerek buraya kadar geliyoruz. Onları düşünerek buraya kadar geliyoruz. Anma mekanımız, her yıl geldiğimizde elden ele

Anma mekanımız, her yıl geldiğimizde elden ele buranın taşlarıyla bir anma mekanı inşa ettik. buranın taşlarıyla bir anma mekanı inşa ettik. Zira o taşlar atalarımızın katledilmesine tanıklık etmiş taşlar. Zira o taşlar atalarımızın katledilmesine tanıklık etmiş taşlar.

Belki o taşlara onların çığlığı değdi, belki kanı bulaştı ama onlar tanıklar. ama onlar tanıklar. 97 canın burada katledilmesine tanıkları. Yani buranın hafızası bu taşlar, bu mekan.

Biz de o hafızayı diri tutmak, bizden sonraki kuşaklara bunu aktarmak için buraya geliyoruz. bizden sonraki kuşaklara bunu aktarmak için buraya geliyoruz. Çukur boyu kemikti. Şöyle kafatası, diş, çene,

şu kemikler, kaburgalar... Bütün hepsine tanık oldum yani, gördüm. Bütün hepsine tanık oldum yani, gördüm. Kapatmak çok işti. Öyle elle de kapanacak bir iş değildi zaten. Ama doğa kendiliğinden kapatmış bütün kemikleri.

O görevi görmüş. O görevi görmüş. - Aynen. Gerçekten de iyi kapatmış. İşte dedem falan da bu yolda getirilmiş.

- Senin deden mi? - Evet. - Senin deden mi? - Evet. Annemin, annemin babası, Genco Ali Avcı. Bizim köyden de, Günbağı köyünden de babamın amcaları iki kişi. Onu düşünerek geldim. Yani dedemin getirildiği yol.

Onu düşünerek geldim. Yani dedemin getirildiği yol. Onu düşünerek geldim. Yani dedemin getirildiği yol. Şu anda ben de aynı yoldan geçiyorum. Dedem acaba ne düşündü bu yolu şey yaparken? Dedem acaba ne düşündü bu yolu şey yaparken?

Nereye götürüldüğünü, Nereye götürüldüğünü, sonucun ne olacağını acaba tahmin etti mi diye düşündüm. sonucun ne olacağını acaba tahmin etti mi diye düşündüm. İşte bastığım taşı belki de dedem burada tökezledi ya da bu taşa bastı.

İşte bastığım taşı belki de dedem burada tökezledi ya da bu taşa bastı. İşte buradan geçerken çocuklarını düşündü. İşte buradan geçerken çocuklarını düşündü. Acaba geri döneceğini düşündü mü Acaba geri döneceğini düşündü mü

ya da kesin öldürüleceğini mi düşündü? ya da kesin öldürüleceğini mi düşündü? Onları düşündüm. Tabii çok acı Onları düşündüm. Tabii çok acı ve bu acıyı unutmamak gerekiyor, unutturmamak gerekiyor.

ve bu acıyı unutmamak gerekiyor, unutturmamak gerekiyor. ve bu acıyı unutmamak gerekiyor, unutturmamak gerekiyor. Buraya gelmek onları yad etmek, onları yaşatmak, Buraya gelmek onları yad etmek, onları yaşatmak, önümüzdeki süreçte buradaki yaşayan aileleri

bu gibi mücadeleyi bırakmamamızın gerekliliğine inanıyorum. Biz de bırakırsak inanın ki Zini Gediği unutulacak. Biz de bırakırsak inanın ki Zini Gediği unutulacak.

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.