Turkish → Japanese transcript
―何してるの、
おばさん?―何してるの、
元気?―誰だか分からないよ。
―電気屋です。―ああ、
電気屋ね。―電気を
見るはずだったん
だよ。―見た?―見たよ。
何してるの、
どうしてた?―何もないよ、
あんた誰?―電気屋だってさ。
―ああ、電気屋ね。
まだ暖まらなくて、ストーブを
つけてあげようとして
たんだよ。―一緒に住んでる
の?―うん。そうだよ、
いいさね。おばさん、
請求書見たけど、
滞納はないよ。―借金
ないのかい?―ないよ。
前はね、坊や、嘘はつきた
くないけどさ。
テレビの前に座ってるんだよ。
娘とあたしでさ、
ここには他に来る人
はいないよ。
―他には誰もいない
の?―いるにはいても、
みんな家は別なんだよ、坊や。
みんな家は別さ。
牛小屋も別々でね、
牛小屋も別。
みんな家は別々さ。
今日はここで、私たちだけで座
ってるのさ。―まあ、
いいでしょう。
―ありがとうね、
坊や、ありがとう。―電気
屋なんだろ、なかったって
言った?―うん、ないよ。
―ストーブにく
べちゃおうか?―くべな。
「じゃなきゃ、
口が甘くなれ。」「
ありがとう。」「歳は
いくつ?」「歳?」
「八十五だってよ、
息子よ。」「八
十五だって。」「そうさ、
すごく年寄りだよ。」
口の利き方を見な、
「あんたは他所から
来た電気屋だ。」「どこの
出身だ?」「エセンテペ。
エセンテペの者だ。」
「九つも葬式を出したよ、
この口で。」母もいない、
父もいない、誰もいない。
「息子が三人か四人
いる。」「誰を埋めたん
だ?」「子どもたちか?
子どもが死んだのか、
誰が死んだんだ?」
「母も死んだ、
父も死んだ、夫も」「死んだ。
母が死んで、父が死んだ。
子どもたちが死んで、」
「夫が死んだ。
弟を山から」「運んで
来たんだ。弟の息子も」
「山から運んで来た。
病院に連れて行った、」「
スパルタだったか、
どこだったか、私の身の上
を思うとつらいよ。」
「そこで切り開かれて、
血まみれで連れて来られ
た。」「それを見てから、
私はおかしくなったん
だよ、坊や。」「よし、
じゃあな、」「ほら寒い
から中に入りな、
さあもういい。」「
悪かったね。」「ありがとう、
ご縁がありますように。」「
ありがとうよ。」「
じゃあ、元気でな。」
遅れるなよ、坊や。—って
ことは電気はない
ってことか?—ないない、
ゼロだ。—ああ、
ありがとうな、
兄ちゃん、その口が
甘くなりますように。—
ありがとう、
あんたもね。—息子さん娘
さんの願いがかないます
ように。—ありがとう。—息子
さん娘さんいるの?—いるよ、
娘がいる。—もう大きいのか?
—娘がいるよ、
まだ小さい子だ。
娘さんの名前は?
End of transcript · 544 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
- Ne yapıyorsun teyze? - Ne yapıyorsun, nasılsın? - Kimsin bilemedim. - Elektrikçi. - Ha elektrikçi. - Elektriğe bakacaktı. - Baktın mı? - Baktım. Ne yapıyorsun, ne var ne yok? - Bir şey yok, bakacaktı. - Baktın mı? - Baktım. Ne yapıyorsun, ne var ne yok? - Bir şey yok, sen kimsin? - Elektrikçi diyor.
- He, elektrikçi. Isınamadı da, soba yakıverecektim. - Beraber mi yaşıyorsunuz? - He. İyi bakalım. Teyze faturaya baktım, borcu yok. - Borcum yok mu? - Yok. Evvelce koçum, Teyze faturaya baktım, borcu yok. - Borcum yok mu? - Yok. Evvelce koçum,
Teyze faturaya baktım, borcu yok. - Borcum yok mu? - Yok. Evvelce koçum, yalanı söylemeyeyim. yalanı söylemeyeyim. Televizyonun karşısında otururuz. Kızımla benim, burada başka gelen yok. - Başka kimse yok mu? - Varsa herkesin evi ayrı koçum. Herkesin evi ayrı.
- Başka kimse yok mu? - Varsa herkesin evi ayrı koçum. Herkesin evi ayrı. - Başka kimse yok mu? - Varsa herkesin evi ayrı koçum. Herkesin evi ayrı. Şeyi ayrı, inek damı ayrı. Herkesin evi ayrı. Şeyi ayrı, inek damı ayrı. Herkesin evi ayrı. Şeyi ayrı, inek damı ayrı. Herkesin evi ayrı.
Bugünlük içimizde oturacağız işte. - İyi bakalım. - Sağ ol koçum, sağ ol. - Elektrikçisin, yok mu dedin? - Yok. - Sağ ol koçum, sağ ol. - Elektrikçisin, yok mu dedin? - Yok. - Sağ ol koçum, sağ ol. - Elektrikçisin, yok mu dedin? - Yok. - Sobaya atıvereyim mi? - Atıver.
- Sobaya atıvereyim mi? - Atıver. - Yoksa dillerin bal olsun. - Sağ ol. - Yaş kaç? - Yaş mı? - Yoksa dillerin bal olsun. - Sağ ol. - Yaş kaç? - Yaş mı? - 85'miş oğlum. - 85'miş. He, yaşlıyım çok. Ağzıma bak, - 85'miş oğlum. - 85'miş. He, yaşlıyım çok. Ağzıma bak,
- 85'miş oğlum. - 85'miş. He, yaşlıyım çok. Ağzıma bak, sen elden geldin elektrikçisin. - Nerelisin? - Esentepe. Esentepeli. sen elden geldin elektrikçisin. - Nerelisin? - Esentepe. Esentepeli. sen elden geldin elektrikçisin. - Nerelisin? - Esentepe. Esentepeli. Dokuz tane cenaze gömeledim ağzım. Ana yok, baba yok, kimsem yok.
Dokuz tane cenaze gömeledim ağzım. Ana yok, baba yok, kimsem yok. - Üç dört oğlum var. - Kimi gömdün? Çocukları mı, çocuk mu öldü, kim öldü? - Üç dört oğlum var. - Kimi gömdün? Çocukları mı, çocuk mu öldü, kim öldü? Anam da öldü, babam da öldü, kocam da öldü. Anam öldü, babam öldü. Çocuklarım öldü, Anam da öldü, babam da öldü, kocam da öldü. Anam öldü, babam öldü. Çocuklarım öldü,
Anam da öldü, babam da öldü, kocam da öldü. Anam öldü, babam öldü. Çocuklarım öldü, kocam öldü. Oğlan kardeşimi dağdan getirdiler. Oğlan kardeşimin oğlunu kocam öldü. Oğlan kardeşimi dağdan getirdiler. Oğlan kardeşimin oğlunu kocam öldü. Oğlan kardeşimi dağdan getirdiler. Oğlan kardeşimin oğlunu dağdan getirdiler. Hastaneye götürdüler, bilmem Isparta'ya mı, nereye, halime yanam.
dağdan getirdiler. Hastaneye götürdüler, bilmem Isparta'ya mı, nereye, halime yanam. Orada yarmışlar, al kanla getirdiler. İşte onları görünce, bozuldum koçum. Orada yarmışlar, al kanla getirdiler. İşte onları görünce, bozuldum koçum. Orada yarmışlar, al kanla getirdiler. İşte onları görünce, bozuldum koçum. - Tamam bakalım,
- Tamam bakalım, - Tamam bakalım, hadi üşüdün gir içeri, hadi tamam. - Kusura bakma. hadi üşüdün gir içeri, hadi tamam. - Kusura bakma. - Sağ ol, hayırlı nasipler versin. - Sağ olasın. - Hadi kal sağlıcakla.
- Sağ ol, hayırlı nasipler versin. - Sağ olasın. - Hadi kal sağlıcakla. - Geç kalma oğlan. - Demek elektriğim yok mu? - Yok yok, sıfır. - He sağ ol koçum, - Geç kalma oğlan. - Demek elektriğim yok mu? - Yok yok, sıfır. - He sağ ol koçum, - Geç kalma oğlan. - Demek elektriğim yok mu? - Yok yok, sıfır. - He sağ ol koçum, dillerin bal olsun. - Sağ ol, senin de. - Oğlunun kızının
dillerin bal olsun. - Sağ ol, senin de. - Oğlunun kızının dillerin bal olsun. - Sağ ol, senin de. - Oğlunun kızının muradını er. - Sağ ol. - Oğlun kızın var mı? - Var, kızım var. - Büyüdü mü? - Kızım var, küçük çocuk. Kızın adı ne?
- Kızım var, küçük çocuk. Kızın adı ne?