Transcript · Turkish → Spanish
Turkish → Spanish transcript
Si dices “ángel del mal”, es mi madre.
Entonces diré “ángel”.
La señorita va a vivir en Kordağıllar.
Vino el señor Ziyan todo engreído, tomó a la chica y se la llevó.
Sí, sí, ya lo sabemos.
Nosotros también venimos de allí, de Kordağıllar.
Entonces si lo sabes, ¿por qué
no trajiste a la mujer embarazada, por qué la dejaste allí?
Dice que así estará más cómoda allí.
No entendí.
O sea, ¿ahora el sucesor de los Yel Duranlar va a vivir en Kordağıllar?
Madre.
Hijo, ¿te has vuelto loco?
Hasta que nazca el niño, Melek puede vivir donde quiera, yo en eso no me meto, es su elección.
Pero después de que nazca mi hijo, va a vivir aquí, en esta mansión.
Él es nuestro sucesor.
Ah, después de eso, si su madre viene o no, eso ya no lo sé.
End of transcript · 142 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Ulan meleği diyorsan annem. He meleği diyeyim. Kordağılarda yaşayacakmış hanımefendi. Ziyan ağa geldi böyle kabara kabara kızı aldı gitti. Var var haberimiz var.
Biz de oradan geliyoruz Kordağıllardan. E haberin var sen niye? Getirmedin hamile kadını orada bıraktın. Öyleyse de orada daha rahat edecekmiş. Anlamadım.
Yani şimdi yel duranların halefi Kordağılarda mı yaşayacak? Annem. Oğlum sen delirdin mi? Çocuk doğana kadar melek istediği yerde yaşayabilir ben buna karışamam kendi tercihi. Ama benim çocuğum doğduktan sonra burada bu konakta yaşayacak.
O bizim halefimiz. Ha sonrasında anası gelir mi orasını bilmem.