Transcript · Korean → Turkish
Intense Negotiation Scene
Bu cinayete teşebbüs. Biliyor musun?
Yeter.
Mevcut sözleşmeyi yüzde on beş artırıp yeniden yaz.
Ah, bir de
Sakın diz çökmeyi falan aklından bile geçirme.
Ben öyle şeylere asla acımam.
Anladın mı?
Benim de böyle bir niyetim yok.
İtibarımı zedelemekten hiç hoşlanmam.
İsminiz çok güzelmiş.
Hey, hey? Yapma. Ne yapıyorsun?
Yapma. Hey, hayır. Hayır. Hayır. Hayır. Yapma.
Olmaz!
Sanırım CEO çok öfkelenmiş.
Aman, aman, iyi misiniz?
Teşekkür ederim.
Hey, piç! Sen delirdin mi?
Hey, kanıyor! Hey,
Seni sarı kafalı piç.
İyiyim.
CEO'nun öfkesi bununla geçecekse, daha da dayak yiyebilirim.
Hayır.
Hayır. Onu ben fırlatmadım!
Dünkü darp olayını bununla kapatalım.
O hâlde bir sonraki toplantıda görüşürüz.
End of transcript · 104 words · machine translated
Original transcript (Korean)
이건 살인미수야. 알아? 됐고. 기존 계약에서 십오프로 인상해서 다시 써. 아, 그리고 행여나 무릎 같은 거 꿇을 생각 하지도 마.
나 그런 거에 동정 가는 사람 절대 아니니까. 알겠어? 저도 그럴 생각이 없습니다. 가오 상하는 건 딱 싫어서. 이름이 예쁘시네요.
어, 어? 하지 마. 뭐 하는 거야? 하지 마. 어, 아니야. 아니야. 아니야. 아니야. 하지 마. 안 돼! 대표님이 화가 많이 나셨나 봐요. 어머, 어머, 괜찮으세요?
감사합니다. 야, 이 새끼야! 너 미쳤어? 어, 피나! 어어, 이 노랭이 새끼. 괜찮습니다.
이걸로 대표님 화가 풀리신다면 저는 얼마든지 더 맞을 수 있습니다. 아니야. 아니야. 내가 던진 거 아니라고! 이걸로 어제 폭행 건은 마무리 하시죠. 그럼 다음 회의 때 뵙겠습니다.