Transcript · Turkish → Arabic
Turkish → Arabic transcript
يا حشر، إذا رزقنا بطفل، فسنأخذ روحًا من أجل ابننا أيضًا. سأذهب، سأتزوج(
نيداء) مجددًا. التي حرضتني على قتل( هجران)......
Beni Hicran'ı öldürmem için dolduran... ...Nida'ydı, Nida.
Belki milyon tane yıldız var semada... ...ama en güzeli benim
لكن أجملها بجانبي.( ملاك)؟
هذا ابن( خلف)... طفلنا.
هذه المرأة كاذبة مخادعة...... تحمي قاتلًا!
إذا كنت تريد لـ( خلف) أن يكبر في هذا القصر...... فعقد قرانك على( يلدز)... ...
يجب أن تلغيه. إلى( صراط يلدوران) المشهور بعدالته...
... هذه وصيتي. مسلسل( خلف)،
finaliyle perşembe.
End of transcript · 79 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Haşer, bir bebeğimiz olursa oğlumuza da can alacağız. Ben gideceğim, Nida'yı tekrar nikahıma alacağım. Beni Hicran'ı öldürmem için dolduran... ...Nida'ydı, Nida. Belki milyon tane yıldız var semada... ...ama en güzeli benim yanımda. Melek?
Bu Halef'in... Bizim çocuğumuz. Bu kadın, bir katile kol kanat geren... ...düzenbaz bir yalancı! Eğer Halef'in bu konakta büyümesini istiyorsan... ...Yıldız'la kıydığın nikahı iptal edeceksin. Adaleti nam salmış Sırat Yelduran'a vasiyetimdir. Halef, sezon
finaliyle perşembe.