Transcript · Turkish → Japanese

Commemoration of Historical Events

家々に日干しレンガを…

お前、来い、来い…いいか?

クズク・メフメト…

ほら。

その後、お前が来て…

お前はここにいろ。

お前はあそこにいろ。

後ろにいろ。

そうだ。皆さん、私たちは

15年間この仕事をしています。

…でも……あそこの

将校の一人が「水を持

ってこい」と言ったそうだ。

行って水を持ってきた。

「この水は良くない、

もう一度行って

持ってこい」と言われた。

その後、水を持ってくる

途中で祖母、つまり私の

祖母でもある人に会った。

「どこから来た?」

と聞かれ、「水を持

って行ったが、

気に入られなかった…」と。

彼女は「彼らはあんたに、

逃げろと言

っているんだ」と言った。

「ここを去りなさい」と。

そして彼はそこを去った。

そこからエルズィンジャン

へ行き、エルズィンジャン

からトラブゾンへ…骨が…

このように…頭蓋骨、歯、

顎など……

大腿骨や肋骨…

つまり、そのすべてを目

撃した、見たんだ。

埋めるのは大変な作業

でしたし、手でどうにか

なるものでもありませ

んでした。しかし、自然が自

ずとすべての骨を覆い

隠してくれたのです。

自然がその役割を果たした

のですね。—その通りです。

自然がすっかり覆い隠し

てしまいました。

残念ながら、DNA鑑定の実

施要求は却下されました。

「当時は治安上の問題であり、

打つ手はない。

ファイルを閉じなさい」

と言われました……

わずか18日という驚く

べき速さで、却下の返答が届

いたのです。そこで私たちは、

その判決を上級裁判所に控訴

しました。そこでもコピペのよ

うな同じ返答を受け取り、

つまり却下されたのです。

私たちは欧州人権裁判所に提訴

しました。欧州人権裁判所で

の審理は、12年ほどかか

りました。そこからも何の成

果も得られませんでした。

そこからも「これはトルコ

国内の問題であり、

自分たちで解決しなさい」

という趣旨の返答を受け

取りました。今、私たち

はこの場所の記憶を風化さ

せないために……

失われた先祖を追悼し、

忘れず、風化させないために……

毎年8月7日にここへ歩いて向

かいます。私たちが歩く本来

の目的は、歩きながら……

先祖が連れてこられた道を

たどることです。

彼らが踏みしめた地

を踏みしめ、彼らの気持ちに寄

り添おうとしています。

ここに連れてこられる道中、

彼らは何を話していたのか。

恐れていたのだろうか。

恐怖か、それとも不安か。

あるいは、助かるという希望を

抱いていたのか。それから…

逃げようとしたのだろうか。

どんな会話が交わされていたの

だろうか。彼らをここに

連行した兵士たちは、

どんな心境で……

ここを取り囲み、彼らに発砲

したのだろうか。

なぜなら、彼らの中には17歳

の高校生から……

85歳の高齢者までいたの

だから。

End of transcript · 599 words · machine translated

Original transcript (Turkish)

Evlere kerpiç verilsin... Sen gel gel... Kızık Mehmet... Hadi. Sen gel ondan sonra...

Sen burada ol. Sen şeyde ol. Arkada ol. Evet. Arkadaşlar, 15 yıldır bu işi yapıyoruz.

...ama... ...oradaki subaylardan biri demişler ki, "Git bize su getir." Gitmiş su getirmiş. Demişler ki, "Bu su güzel değil, tekrar git getir." Demişler ki, "Bu su güzel değil, tekrar git getir."

Ondan sonra getirirken nenesine, yani benim de nenem oluyor, ona rastlamış. Ondan sonra getirirken nenesine, yani benim de nenem oluyor, ona rastlamış. Demiş ki, "Sen nereden geliyorsun?" Demiş işte, "Su götürdüm, beğenmediler..." Demiş ki, "Sen nereden geliyorsun?" Demiş işte, "Su götürdüm, beğenmediler..." Demiş, "Onlar sana diyor ki, kaç git."

Demiş, "Onlar sana diyor ki, kaç git." "Sen" diyor, "burayı terk et." "Sen" diyor, "burayı terk et." Ve o orayı terk ediyor. Oradan Erzincan'a gidiyor, Erzincan'dan Trabzon'a...

Oradan Erzincan'a gidiyor, Erzincan'dan Trabzon'a... Kemikler... Şöyle... ...uyluk kemikler, kaburgalar... Yani bütün hepsine tanık oldum yani, gördüm.

Kapatmak çok işti, öyle elle kapanacak bir iş değildi zaten. Ama doğa kendi kendiliğinden kapatmış bütün kemikleri. Ama doğa kendi kendiliğinden kapatmış bütün kemikleri. O görevi görmüş. - Aynen. O görevi görmüş. - Aynen.

İyice doğa kapatmış. İyice doğa kapatmış. DNA testlerinin yapılması talebimiz maalesef reddedildi. Şey dendi: "O dönem bir asayiş sorunuydu, dolayısıyla yapılacak bir şey yok, kapatın dosyayı" diye... ...18 gün içerisinde ışık hızıyla bize ret cevabı geldi.

...18 gün içerisinde ışık hızıyla bize ret cevabı geldi. Biz de o mahkeme kararını bir üst mahkemeye taşıdık. Biz de o mahkeme kararını bir üst mahkemeye taşıdık. Oradan da kopyala yapıştır sistemiyle aynı cevabı aldık, yani reddedildik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdık.

Bir 12 yıl falan sürdü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mesele. Bir 12 yıl falan sürdü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mesele. Oradan da bir şey çıkmadı. Oradan da bir şey çıkmadı. Bize oradan da "Bu, Türkiye'nin meselesi, gidin ne haliniz varsa görün" mealinde bir cevap aldık.

Bize oradan da "Bu, Türkiye'nin meselesi, gidin ne haliniz varsa görün" mealinde bir cevap aldık. Şimdi biz de buranın hafızasını diri tutmak... Şimdi biz de buranın hafızasını diri tutmak... ...kaybedilen atalarımızı anmak, unutmamak, unutturmamak adına... ...her 7 Ağustos'ta buraya yürüyoruz.

Bizim asıl yürüme, yürürken de... Bizim asıl yürüme, yürürken de... ...atalarımızın getirildiği yoldan gelmeye çalışıyoruz. Onların bastığı yere basıyoruz. Onlarla empati yapmaya çalışıyoruz.

Onlarla empati yapmaya çalışıyoruz. Acaba buraya getirilirken yol boyunca aralarında ne konuştular? Acaba korktular mı? Korku mu, endişe miydi? Ya da kurtulacaklarına dair bir ümit mi vardı? Acaba kaçmaya yeltendiler mi?

Ya da o diyaloglar nasıldı? Onları buraya getiren askerler hangi ruh haliyle... Onları buraya getiren askerler hangi ruh haliyle... ...buraya etrafını sarıp onlara ateş ettiler? ...buraya etrafını sarıp onlara ateş ettiler?

Çünkü içlerinde 17 yaşında bir lise öğrencisinden... Çünkü içlerinde 17 yaşında bir lise öğrencisinden... ...85 yaşlarına kadar yaşlı insanlar...

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.