Transcript · Turkish → English

Reflections on Traveling in Kurdistan

At twenty, I'll make my first trip abroad to Kurdistan.

What places should one visit? What emotions should one have

while exploring?

I don't know what this friend means by the term Kurdistan.

So, is he going to Diyarbakır

as a trip abroad? Yes, it is a kind of trip abroad.

Um, or are you talking about Northern Iraq

when you say Kurdistan?

Um, I wish him a good trip.

I was about the same age, so I guess 21, twen-twenty-one

when I first took a trip to Kurdistan.

I did. It's one of the turning points in my life.

It's a very important turning point.

Truly, um, it was

one of the key events in shaping my concept of Turkey.

Um, first, we, we, went to Dersim for a year.

We explored the place thoroughly.

The following year, we enjoyed it so much that we went to Dersim again.

From there, Muş, um, well, um,

Tatvan,

Gevaş, Akdamar Island, Hakkari,

Çukurca,

then Şırnak, um,

Mardin. We took such a journey, and there,

especially on this second journey, it was in

1977. So I was 20 years old at that

time.

Very clearly, with an indisputable clarity,

we saw this:

This is a colony of Turkey, a country under military occupation,

a foreign country, and this place, um, has been conquered.

I mean, what we read about in books,

um, I don't know, there was Vietnam then, colonialism had only just ended.

There were colonies in Africa. Kurdistan is such a colony, um,

and the military forces you saw at every turn

were there to intimidate the people of that place.

Their attitudes, actions, and speech, toward someone from the city like us

toward

us, their attitudes and everything else make one reality very clear.

That place is a foreign country under military occupation.

We saw this, we grasped it, and since that day

I have had no reason to change this view

to this day. Well, we had these debates back then too,

today

as well, um, can still be debated: whether this country, um,

being in a political union with Turkey is good or

bad?

If we think purely, selfishly, without a passport,

we can go there.

That's a good thing.

We can speak Turkish with everyone, that's a good thing.

In another country, we don't have to use an interpreter.

Um, we can find Eti and Ülker biscuits.

That's another aspect too. There is, um,

administrative, commercial, economic integration

Does that make this a good place? Maybe it is,

it could be good, it probably is.

But is it also a fact that it is a foreign country under military occupation?

Is that a fact?

It's an obvious fact. I mean, you just have to go and see,

you don't need anything else.

You don't need to learn the theory

behind it. Later, in the years that followed, I traveled that

region extensively. There was hardly a district I hadn't visited.

I didn't go to Pervari or Eruh.

Other than that, I have traveled all the, uh, Kurdish provinces

practically inch by inch.

I went to Beytüşşebap, uh, I went to Bahçesaray,

I went to Geruş,

I went to Nusaybin, I went to all of them and was constantly in touch

with many people.

I traveled around, meeting people, uh, as a guest, staying in people's homes and so on.

That's how I traveled around these places.

It's worth it. Turkey really is worth exploring,

That's the part that's truly worth it.

End of transcript · 587 words · machine translated

Original transcript (Turkish)

Yirmi yaşımda ilk yurt dışı seyahatimi Kürdistan'a yapacağım. Nereleri gezmeli? Gezerken hangi duygularla gezilmeli? Şimdi Kürdistan deyimiyle neyi kastediyor bu arkadaş bilmiyorum. Yani Diyarbakır'a mı gidiyor

yurt dışı seyahati olarak? Evet, bir tür yurt dışı seyahatidir. Eee, yoksa Kuzey Irak'tan mı söz ediyorsun Kürdistan derken? Eee, iyi yolculuklar diliyorum kendisine. Aşağı yukarı aynı yaşlardayken, demek ki yirmi bir, yir-yirmi bir

yaşındayken ilk kez Kürdistan yolculuğu yapmıştım ben. Hayatımda dönüm noktalarından biridir. Çok önemli bir dönüm noktasıdır. Hakikaten, eee, Türkiye kavramımın kafamda oluşmasında kilit olaylardan biridir çünkü.

Eee, önce bir, bir, bir yıl Dersim'e gittik. Orayı didik didik gezdik. Ondan sonraki sene o kadar tadı ağzımızda kaldığına yine Dersim'e gittik. Oradan Muş, eee, şey, eee, Tatvan,

Gevaş, Akdamar Adası, Hakkari, Çukurca, oradan Şırnak, eee, Mardin. Öyle bir yolculuk yaptık ve orada özellikle bu ikinci yolculukta 77

yılında oluyor. Demek ki yirmi yaşındayım ben de o tarihte. Çok net olarak, yani hiçbir tartışılmayacak bir barizlikle şeyi gördük: Burası bir Türkiye'nin kolonisidir, askeri işgal altında olan bir ülkedir,

yabancı bir ülkedir ve burası, eee, zapt edilmiştir. Yani kitaplardan okuduğumuz, eee, ne bileyim o tarihte Vietnam vardı, daha kolonyalizm yeni kalkmıştı. Afrika'daki sömürgeler vardı. Öyle bir sömürgedir, eee, Kürdistan ve her adım başında gördüğün askeri güçler

oranın halkına gözdağı vermek amacıyla oradadır. Tavırları, hareketleri, konuşmaları, bizim gibi şehirden gelen bir yabancıya karşı tavırları filan her şeyiyle çok bariz bir gerçek var ortada. Orası askeri işgal altında olan yabancı bir ülkedir.

Biz bunu gördük, bunu kavradık ve bu görüşümü de o günden bugüne değiştirmek için hiçbir sebebim olmadı. Ha şu tartışmaları o zaman da yapmıştık, bugün de, eee, hâlâ yapılabilir: Bu ülkenin, eee,

Türkiye ile bir siyasi birlik içinde olması iyi midir, kötü müdür? Sırf, eee, bencil olarak düşünürsek pasaportsuz gidebiliyoruz. İyi bir şey.

Herkesle Türkçe konuşabiliyoruz, iyi bir şey. Başka bir ülkeye, yani tercüman kullanmak zorunda değiliz. Eee, Eti ve Ülker bisküvilerini bulabiliyoruz. İşte bu boyutu da var. Bir, eee, idari, ticari, ekonomik entegrasyon içinde

olması ile bu yerin iyi midir? Belki de iyidir, iyi olabilir, muhtemelen iyidir. Ama yabancı bir ülke olduğu, askeri bir işgal altında olduğu da bir gerçek midir? Bariz bir gerçektir. Yani gidip görmen yetiyor,

başka bir şeye gerek yok. Yani bu işin teorisini öğrenmene gerek yok. Sonradan ben sonraki yıllarda çok gezdim o bölgeyi. Gitmediğim ilçesi kalmadığı gibi bir şey. Pervari'ye gitmedim, Eruh'a gitmedim.

Onun dışında bütün, eee, Kürt illerini karış karış diyebileceğim şekilde gezmişliğim vardır. Beytüşşebap'a da gittim, eee, Bahçesaray'a da gittim, Geruş'e de gittim, Nusaybin'e de gittim, hepsine de gittim ve çok insanlarla

sürekli temas içinde, insanlarla tanışarak, eee, misafir olarak, evlerde kalarak filan gezdim ben buraları. Değer. Türkiye'nin gerçekten gezmeye hakikaten, hakikaten değen bölümü orasıdır.

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.