Transcript · Turkish → English
Casual Conversation About Family and Relationships
By the way, congratulations. Thanks.
May God grant it to everyone. Who wants it. Pardon?
İsteyen.
I'm saying, may God grant it to everyone who wants it.
I'm saying, may God grant it to everyone who wants it.
Oh come on, who wouldn't want to have children? Well, now...
Yani şimdi...
Oh well, you're right.
I hope you're next, I hope you're next.
Look, I'm saying this really sincerely.
I hope you find someone as soon as possible, get married, settle down,
and have kids. I hope so, Tuncay. I pray every night, you know?
Saying," Please God, let me find just anyone,
I mean, it doesn't even matter if I don't love them, fall in love,
or even like them. I mean, as a woman who has no focus in life, doesn't work,
I just want to serve my husband and children for the rest of my life.
For example, my only worry would be what to cook today.
Are you joking?
No, no, look, then I'd bicker with other mothers. Like," Did your milk come in?
How long did you breastfeed?" " How much does your kid weigh?"
But I'd never think about whether I love this man, whether I'm in love with him.
That's how I'd waste my life away, without looking for any meaning. Get up.
Come on, let's go.
Come on, let's go.
Come on, get up, get up, Zehra, off you go.
Look, your husband gave the command, come on. Come on. Come on. Please, go ahead.
Hadi.
Hadi.
Run, run, run, come on, get out, get out.
Run, run, run, come on, get out, get out.
End of transcript · 272 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Bu arada gözünüz aydın. Sağ ol. Allah herkese versin. İsteyen. Efendim? İsteyen herkese versin diyorum.
Canım kim istemez ya çoluk çocuk sahibi olsun? Yani şimdi... Aman neyse, haklısınız. Darısı başına, darısı başına. Bak bunu gerçekten çok içten söylüyorum.
Umarım sen de en yakın zamanda birini bulursun, evlenip barklanıp çoluk çocuğa karışırsın. İnşallah ya Tuncay. Her gece dua ediyorum biliyor musun? "Allah'ım ne olur kör topal birilerini bulayım da pırtlak gibi doğurayım" diye. Yani sevmem, aşık olmam, hatta beğenmem falan hiç önemli değil ya. Yani hayatta hiçbir merkezi olmayan, çalışmayan, ciddiye alınmak gibi hiçbir derdi olmayan bir kadın olarak...
ömrümün sonuna kadar kocam ve çocuklarıma hizmet edeyim istiyorum. Tek derdim bugün ne pişirsem olsun mesela. Dalga mı geçiyorsun? Yoo, yoo bak sonra diğer annelerle didişeyim. İşte senin sütün geldi mi, sen ne kadar emzirdin? Senin çocuğun kaç kilo falan? Hangimiz beyimize daha iyi bakıyoruz, beylerimiz ne maaş alıyorlar?
Ama ben bu adamı seviyor muyum, aşık mıyım diye hiç düşünmeyeyim. Öyle öyle yiyip bitireyim ömrümü, hiçbir anlam aramadan ama. Kalk. Hadi gidelim. Hadi kalk, kalk Zehra hadi gidin.
Bak, komut verdi beyin hadi. Hadi. Hadi. Geçin lütfen. Koş koş koş hadi çık, çık.