Transcript · Turkish → English
Emotional Conversation and Departure
You need to support me too, support! Close that door, close it!
Kapat şu kapıyı, kapat!
Close it, close it, close it, close the door now.
No, this won't work like this. Okay. No problem.
Tamam.
Sıkıntı yok.
This won't work like this. This won't work like this.
Bu böyle olmayacak.
I'm leaving now. I'm leaving. …
Ben gidiyorum.
I'm saying. No, I swear on the Quran, I'm leaving.
Yok, Kur'an çarpsın gidiyorum.
I swear I'm leaving.
I'm leaving.
I'll come to pack my things tomorrow.
Now I'm just getting out of here.
And you can wash your own dishes, brother. Do whatever you want.
Ne yapıyorsanız yapın.
If that's how it is.
No, I won't wash them. Now I'm calling my friend.
Şimdi arkadaşımı arıyorum.
No, I swear you won't call me. Okay? And don't call me either.
Beni de aramıyorsunuz.
I'm changing my number. No, my conscience… No.
Yok, ben vicdan... Yok.
I'm changing my number.
I don't have to take care of them.
I don't have to take care of these.
Hello, what are you doing, dear?
- I'm good, dear, what can I do? My guests just left. - Oh, really?
- Ya, öyle mi?
- Yes. - Honey, I wanted to say... I'll come and stay with you.
- Canım, ben şey diyeceğim ya. Gelip sende kalayım. Ben daha sonra kendime ev tutacağım.
I'll get my own place later. I'm moving out.
- What happened? - Nothing, never mind. - Come, sweetie, come. No problem.
- Öyle, boş ver ya.
- Gel aşkım gel, sıkıntı yok.
- Okay, okay, honey. - Are you leaving now? - Uh- huh, I'm leaving now.
- Şimdi mi çıkıyorsun?
I'll come back later to pack my suitcase and clothes. It's late now.
Yeah, I can't take it anymore.
Okay, see you, honey. - Bye- bye then.
- Hadi bay bay.
Now I... I'm going to the grocery store, I'll be right back.
Bir bakkala gidip geliyorum ben.
I'm going to the grocery store, I'll be right back.
I'll go to the grocery store and come back. After that, I'll go.
Ondan sonra gideceğim.
Where is the lighter? Where is my lighter?
End of transcript · 344 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Sen de destek olman lazım bana, destek! Kapat şu kapıyı, kapat! Kapat, kapat, kapat, kapıyı kapat şimdi. Yok, bu böyle olmayacak. Tamam.
Sıkıntı yok. Bu böyle olmayacak. Bu böyle olmayacak. Ben gidiyorum artık. Ben gidiyorum.
...diyorum ben. Yok, Kur'an çarpsın gidiyorum. Vallahi gidiyorum. Ben gidiyorum. Eşyalarımı toplamaya yarın geleceğim.
Şimdi basıp gidiyorum. Bulaşıklarınızı da yıkarsınız kardeşim. Ne yapıyorsanız yapın. Madem öyle. Yok, yıkamayacağım.
Şimdi arkadaşımı arıyorum. Yok, vallahi beni aramayacaksınız. Tamam? Beni de aramıyorsunuz. Numaramı değiştiriyorum. Yok, ben vicdan... Yok.
Numaramı değiştiriyorum. Ben bakmak zorunda değilim. Ben bunlara bakmak zorunda değilim. Alo, ne yapıyorsun canım? - İyidir canım, ne yapayım? Misafirlerim yeni gitti.
- Ya, öyle mi? - Evet. - Canım, ben şey diyeceğim ya. Gelip sende kalayım. Ben daha sonra kendime ev tutacağım. Ben evimi ayırıyorum. - Ne oldu?
- Öyle, boş ver ya. - Gel aşkım gel, sıkıntı yok. - Tamam, tamam canım. - Şimdi mi çıkıyorsun? - Hı hı, şimdi çıkacağım. Daha sonra gelip valizimi falan ayarlayacağım, kıyafetlerimi toplayacağım. Şu an geçtir.
Öyle ya, dayanamıyorum artık. Tamam, görüşürüz canım. - Hadi bay bay. Şimdi ben... Bir bakkala gidip geliyorum ben.
Bir bakkala gidip geliyorum. Bakkala gidip geleceğim. Ondan sonra gideceğim. Ateş nerede ya? Benim ateşim nerede?