Transcript · Persian → Turkish
Persian → Turkish transcript
- Oğlunuzun adı ne? - Hami. - Sevgili Hami Bey, birkaç
yaşında? - Hami iki buçuk yaşında, benim oğlum. - Canım,
hâlâ bez kullanıyor mu? - Evet. - Hanımefendi, eğer sıcak
su kesilirse bu çocuğun bezini nasıl değiştireceksiniz?
- Allah büyüktür beyefendi, bu da nedir, biz hiç böyle
şeyleri düşünmüyoruz. - Şu an Filistinli çocuklar yıllardır
bu şartlarda yaşıyorlar, onlar ne yapıyorlar?
- Bizim onlardan ne farkımız var? Benim oğlumun
onlardan ne farkı var? - Şu an biz savaşıyoruz ki
onlar da daha rahat yaşayabilsinler. - Oğlum gelecekte
daha rahat yaşayabilsin. - Eğer biz şimdi sırf sıcak
suyla bir bezden korkarsak ki artık…
- Dünya gittiği o karanlık yere gitmeye devam eder.
- Birisi bunların karşısında durmalı, birisi bunların
karşısında durmalı ve ağızlarının payını vermeli. - Hanımefendi, sağ olun,
gerçekten helal olsun yüreğinize,
var olun.
End of transcript · 119 words · machine translated
Original transcript (Persian)
- اسم پسرتون چیه؟ - حامی. - آقا حامی عزیز، چند سالشه؟ - حامی دو سال و نیمشه پسر من. - عزیزم، هنوز پوشک مصرف میکنه؟ - بله. - خب خانم اگه آب گرم قطع شه چهجوری میخوای پوشک این بچه رو عوض کنی؟ - خدا بزرگه آقا، این چیه اصلاً ما به این
چیزا فکر نمیکنیم. - اون بچههای فلسطینی که الان سالهاست دارن تو این شرایط زندگی میکنن چیکار میکنن؟ - ما چه فرقی با اونا داریم؟ بچه من چه فرقی با اونا داره؟ - ما الان داریم میجنگیم که اونا هم بتونن راحتتر زندگی کنن. - پسر من بتونه
در آینده راحتتر زندگی کنه. - اگه ما بخوایم الان بترسیم به خاطر یه آب گرم و یه پوشک که دیگه... - دنیا به همین قهقرایی که داشت میرفت ادامه میده. - یه نفر باید جلوی اینا بایسته، یه نفر باید جلوی اینا بایسته و تو دهنشون بزنه. - خانم مرسی،
غیرتت خدایی صفا کردم، دمت گرم.