Transcript · Turkish → English
Turkish → English transcript
Why… Why don't you bring the boxes from Antep like this? God bless Turkey.
May God protect Turkey. You sell Turkey's baklava, God bless America.-
These come from Istanbul.- Yeah. I mean, these Turks have driven me crazy.
They don't keep their word. I swear they'll kill me. You work with the Jews
here, they are
way better. Almost all of them are there. Thank you. Have a blessed Eid.
God bless you. We'll pay. Man, it's hot. Next… Next…
Next Eid prayer… Grand Mosque. Look, it's just like Bursa Grand Mosque.
Almost the same.- This is an old church, you know that, right?- Yes.
We turn churches into mosques. God bless Turkey.
God willing.
End of transcript · 115 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Niye... Niye Antep'ten getirmiyorsun kutuları böyle? God bless Türkiye. Allah Türkiye'yi korusun. Türkiye'nin baklavasını satıyorsun, God bless Amerika. - Bunlar İstanbul'dan geliyor. - Hı. Yani bu Türkler bana illallah ettirdiler. Sözünde durmuyorlar. Yemin ederim beni öldürürler. Buradaki Yahudilerle çalışıyorsun, onlar
kat kat iyi. Hemen hemen hepsi orada. Teşekkür ederiz. Hayırlı bayramlar olsun. Allah razı olsun. Öderiz. Ya sıcak ha. Önümüzdeki... Önümüzdeki... Önümüzdeki bayram namazı ... Ulu Cami. Bak, Bursa Ulu Cami'nin aynısı. Hemen hemen aynısı. - Eski kilise burası, biliyorsun değil mi? - Evet. Kiliseleri cami yapıyoruz. God bless Türkiye.
İnşallah.