Transcript · Turkish → Arabic
Turkish → Arabic transcript
لست كذلك يا ابنتي، أنا أقول للخطأ خطأ.
ألا ترين حالي؟
لقد تركني وحيدة وطفله في أحشائي.
انظري، إنه يذهب الآن ليقيم زفافاً مهيباً، ولديهم ليلة الحناء هذا المساء.
ماذا ستفعلين حيال هذا؟
ولكن معذرةً، ستجدين بالتأكيد شيئاً لتدافعي به عن سرحات آغا.
لا تجني فوراً مثل فرات.
ها؟
لقد حدث ما حدث، ما عسانا أن نفعل مع سرحات؟ لقد تطلقتما.
عليكِ الآن أن تلتفتي لحياتكِ الخاصة.
انظري، طفلكِ سيولد قريباً، أليس كذلك؟
على أي حال، كل ما أفعله هو من أجله.
لقد فعلتِ هذا بنفسكِ.
End of transcript · 86 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Değilim kızım, ben yanlışa yanlış derim. Sen benim hâlimi görmüyor musun? Karnımda kendi çocuğuyla beni ortada bıraktı. Bak şimdi gidip anlı şanlı düğün yapıyor, bu akşam kınaları var. Ne yapacaksın bunun için?
Ama pardon, sen Serhat Ağa'yı savunmak için kesin bir şey bulursun. Ya delirme hemen Fırat gibi. Ha? Ya olan oldu, ne yapalım Serhat'la? Sen boşandınız. Artık kendi hayatına bakacaksın.
Bak yakında beben doğacak, ha? Ben zaten ne yapıyorsam onun için yapıyorum. Kendi yıkandın.