Transcript · arabic → Turkish
arabic → Turkish transcript
Sayın Başkanım, sizden özür dilerim. Ben ve 35 milyon kişi sizden özür diliyoruz.
Sizi yanlış anlamışız, size haksızlık etmişiz, sizin diktatör olduğunuzu sanmışız.
Varil bombalarını atanın siz olduğunuzu sanmışız, bizi yok ettiğinizi sanmışız.
Ama ne yazık ki, bize defalarca bunun küresel bir komplo olduğunu söyledi, ne çok konuştu, ne çok anlattı.
Ama ne yazık ki belgeleyecek internet yoktu, belgeleyecek programlar yoktu.
Ne Telegram, ne TikTok, ne Insta, ne de belgeleyecek herhangi bir şey vardı.
DAEŞ'in suçlarını belgeleyecek.
Sizden özür dilerim, üzgünüm, size haksızlık ettim, size ilk haksızlık eden bendim.
Sizden özür dilerim, ben ve otuz beş milyon Suriyeli sizden özür diliyoruz.
Ne olursun, bizi affet, sadece bizi affet ey Beşar Esad, ey Sayın Başkan.
Sayın Başkan, çok üzgünüz, sizden özür diliyoruz.
Ne olursun, özrümüzü kabul et, ne olursun.
End of transcript · 128 words · machine translated
Original transcript (arabic)
سيدي الرئيس، أنا أعتذر منك، أنا و 35 مليون من أعتذر منك نحن فهمناك غلط، نحن ظلمناك، نحن فكرناك أنت الدكتاتوري فكرناك أنت اللي كنت عم تشلف براميل، فكرناك أنه أنت عم تدمرنا بس للأسف، يا ما حكانا، ويا ما قالنا هاي مؤامرة كونية، ويا ما حكى، ويا ما قال بس للأسف ما كان في إنترنت يوسق، ما كان في برامج توسق
ما كان في لا تيليجرام، ولا تيكتوب، ولا إنستا، ولا أي شيء يوسق يوسق إجرام الدعديش أنا أعتذر منك، أنا آسفة، أنا ظلمتك، أنا أول وحدة ظلمتك أنا أعتذر منك، أنا وخمسة وثلاثين مليون سوري منعتذر منك دخلي لك، سامحنا، بس سامحنا يا بشار الأسد، يا سيد الرئيس
يا سيد الرئيس، نحن آسفين، منعتذر منك دخلي لك، قبل أعتذارنا، دخلي لك