Transcript · Turkish → Arabic
Discussion on Arab Revolt and Historical Context
هل يحدث ذلك حقًا؟
لا، هناك من يقول إنه لا يحدث. لذلك أسأل.
سيدي، إنهم يقولون ذلك بدوافع سياسية، لكن
التاريخ
يوظفونه كأداة. هذا أمر خاطئ جدًا.
أعني
فئة من الأوساط الإسلامية، وفئة من الأوساط الإسلامية
حسنًا، الأخوّة العربية وما إلى ذلك، لا بأس
لسنا أعداءً لهم، ولا ينبغي أن نكون، لكن
أعني، لا يمكنك أيضًا تحريف تاريخ الشريف.
هناك الثورة العربية.
انظروا.
حسنًا، في تأسيس
الدول العربية
الذين أدّوا أدوارًا مهمة، مثل نوري السعيد باشا
في العراق، وعزيز المصري
وكثيرون في سوريا. قادة المعارك الميدانية.
جميعهم خريجو المدارس الحربية.
لأنهم ضباط عثمانيون.
إنهم ضباط عثمانيون بقدر ما كانت الدولة عثمانية.
ضباط عثمانيون.
انفصلوا بعد ثورة الشريف حسين.
في مذكرات رحمي يابان، بل إن جاهد كايرا أخبرني بذلك
رحمه الله.
السفير ميتين، في عهد ماه، من الرؤساء السابقين
و
يصبح سفيرًا، سفير بغداد.
في ذلك الوقت كان نوري سعيد باشا، يعني، رئيس وزراء العراق.
رئيس وزراء العراق.
كانوا يتحدثون بلا تكلف. كلهم يتقنون التركية بإتقان.
كان يقول له: «يا كردي»، وكان الآخر يقول له: «يا عثماني بائس» وما إلى ذلك.
وكانا يتبادلان النكات، بحسب ما قال جاهد بك.
كان نوري سعيد يقول أشياء مثل: «كيف فعلت بك كذا في الجبهة، ماذا حدث لك، وكيف هربتم؟»
هذا ما كان يقوله نوري سعيد.
كانوا أصدقاء وأعداء في آن واحد.
نعم، لكن صداقتهم كانت حقيقية بعد ذلك على أي حال.
هناك مثل هذه الأمور. مثلًا،
معظم مؤسسي دول البلقان الذين انفصلوا عن العثمانيين
هم خريجو مكتبة سلطاني. أيًّا كان ما تُخرّجه.
ما أقل أدبك.
نعم، سيدي.
ما أقل أدبك. ما هذه الأشياء التي تقولها لي؟
أحد مؤسسي بلغاريا خريج مكتبة سلطاني.
أما المؤسسون الآخرون فهم أيضًا خريجو المدرسة الحربية. أي إنها في النهاية قشرة عثمانية.
هؤلاء عسكريون، والآخرون من المدرسة السلطانية.
وآه، دعني أذكر شيئًا، المدرسة السلطانية ليست غلطة سراي الحالية،
ليست هي، ولا علاقة لها بها.
المبنى نفسه، لكن لا علاقة لها بها.
أمم،
كيف وصلنا إلى هنا؟
الثورة، الثورة العربية.
الثورة العربية موجودة، أعني.
اقرأ كتابَي لورنس.
وهما «أعمدة الحكمة السبعة»، Seven Pillars of Wisdom.
وهناك أيضًا «الرسائل»، رسائله.
سترون الأمر.
في مستشفى دمشق، في بطون الجنود، الأسرى الأتراك،
المرضى والجرحى، كان يبحث عن الذهب
ليجده
بما يسمونه «الجنبيّة». بذلك الخنجر
يقول الكاتب إنه شق بطونهم، ويقول: خجلتُ
مما فعلته.
هذا ما يقوله لورنس.
طبعًا، طبعًا. كانت هناك الثورة العربية.
آه،
هل شارك جميع العرب؟ شاركت أغلبيتهم
إلى دمشق.
آه، هل دخلتُ أنا مع ذلك الشيء؟ دخل فيصل.
ابن الشريف حسين.
ثم أصبح ملك العراق.
ملك العراق.
أصبح أولًا ملك سوريا. وطرده الفرنسيون.
طردوه، فانتقل إلى العراق.
انتقل إلى العراق.
بينما كان في المحطة يأخذ حقيبته ويغادر، أخذوه إلى العراق وجعلوه ملكًا، أليس كذلك؟
أليس كذلك؟
قد تكون تلك إشاعة.
قد تكون إشاعة.
لأن هناك مراسلات، مراسلات كثيرة جدًا.
End of transcript · 438 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Oluyor mu yahu? Hayır, yok diyenler var. O yüzden soruyorum. Efendim, o siyasi mülahazalarla söylüyorlar fakat tarihi alet ediyorlar. Çok yanlış bir şey bu.
Yani İslami camiada bir kesim, bir kesim İslami camia. Eee, Arap kardeşliği şusu busu tamam düşmanı değiliz, olmayalım ama yani Şerif tarihi de tahrif edemezsin.
Arap isyanı vardır. Bakın. Eee, Arap ülkelerinin kuruluşunda önemli görev yapmış olanlar, işte Nuri Said Paşa
Irak'ta, Aziz el-Masri ve birçok kişi Suriye'de. Meydan Savaşının kumandanları. Hepsi bunların harbi okul mezunudur. Çünkü Osmanlı subayı onlar. Osmanlı ne ise ne Osmanlı subayıdır.
Osmanlı subayı. Şerif Hüseyin isyanından sonra ayrılmışlardır. Rahmi Yapan hatıralarında, hatta Cahit Kayra anlatmıştı bana rahmetli. Büyükelçi Mitin eski başı Mah döneminde eski başkanlardan
ve sefir oluyor Bağdat sefiri. O sırada Nuri Said Paşa da şey başvekildi, Irak başvekili. Bunlar senli benli konuşuyorlar. Mükemmel Türkçe biliyor hepsi.
Ona ulan Kürt diyormuş, o ona ulan ezik bilmem ne falan Osmanlı diyormuş ve espriler derdi Cahit Bey. Cephede nasıl şey yaptım seni bilmem ne ne oldu falan nasıl kaçtınız falan şey söylüyor Nuri Said. Hem arkadaşlar hem de düşmanlar.
Evet ama sonra arkadaşlıkları hakiktir zaten bunlar var. Mesela Balkan ülkelerinin çoğunun Osmanlı'dan ayrılan kurucusu Mektebi Sultani mezunudur. Ne yetiştiriyorsa yani. Ne terbiyesiz adamsın.
Efendim. Ne terbiyesiz adamsın. Neler söylüyorsun bana ya? Bulgaristan'ın kurucularından Mektebi Sultani mezunu. Öbür kuranlar da Mektebi Harbiye mezunu. Yani sonuç olarak Osmanlı makyajı. Onlar asker, öteki yani Mektebi Sultani.
Ha bir de şeyi söyleyeyim Mektebi Sultani bugünkü Galatasaray değildir, değildir, alakası yoktur. Binası aynıdır ama alakası yoktur. Eee, nereden geldik buraya?
İsyan, Arap isyanı. Arap isyanı yani var. Yani Lawrence'ın iki kitabını oku. İki yani Bilgeliğin Yedi Direği, Seven Pillars of Wisdom. Bir de Letters vardı, mektupları vardır.
Görürsünüz şeyi. Şam hastanesinde askerlerin, Türk esirlerin, hastaların, yaralıların midesinde altın bulabilmek için cembiye derler. O hançerle
karınlarını yardığını söyler yazar ve utandım yaptığım işten diyor. Lawrence diyor. Tabii tabii. Arap isyanı vardır. Ha
bütün Araplar katıldı mı? Ekseriyeti katılmıştır Şam'a. Eee, ben mi girdim şeyle Faysal girdi. Şerif Hüseyin'in oğlu. Sonra Irak kralı oldu.
Irak kralı. Önce Suriye kralı oldu. Fransızlar postaladı. Postaladılar Irak'a geçti. Irak'a geçti. Tam istasyonda bavulunu almış giderken alıp Irak'a götürüp kral yapmışlar değil
mi? O söylenti olabilir. Söylenti olabilir. Çünkü yazışmalar çok çok yazışma.