Turkish → Spanish transcript
Gülizar abla, diles que traigan mis cosas.
Gülizar, hija mía, vamos, vamos.
Pero pongan mi sitio en la habitación de invitados.
¿La habitación de invitados?
Así es.
La palabra sale de la boca una sola vez.
Mientras Yıldız esté en esta mansión
tu piel no tocará la mía.
Dormirás sola en esta mansión.
Ya sea una noche
o toda una vida.
Melek.
Encontrémosla.
Tú decidirás, Serhat Ağa.
End of transcript · 67 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Gülizar abla, söyle eşyalarımı getirsinler. Gülizar kızım haydi, haydi. Ama benim yerimi misafir odasına yapın. Misafir odası mı? Aynen öyle.
Söz ağızdan bir kere çıkar. Yıldız bu konakta olduğu sürece... ...tenin tenime değmeyecek. Bu konakta yalnız uyuyacaksın. İster bir gece...
...ister bir ömür boyu. Melek. Bulalım. Sen karar vereceksin Serhat Ağa.