Transcript · Portuguese → Turkish
Portuguese → Turkish transcript
Selam arkadaşlar, ben buradayım, şey, size bir şeyi haber vermek için baya ciddi bir
şey, tamam mı? Annem az önce... on beş bin lira ve biraz fazlasını bir
hesaba yatırdı...
benim adıma geçinip dolandıran birine, tamam mı? Annem. O yüzden arkadaşlar,
sakın yapmayın,
çünkü ben numaramı değiştirmedim, numaram aynı, tamam mı? Şu şerefsiz var ya...
Anladın mı?
En iyisi sen o parayı geri ver, dostum. Çünkü peşine öyle bir düşeceğim ki,
anneyle oynanmaz, ne anneyle, ne babaanneyle, ne aileyle. Seni uyarıyorum.
Geri vermezsen...
Gerçekten kim olduğunu öğrenemeyeceğimi mi sanıyorsun? Anladın mı?
Burada konuşan Adriano. Anladın mı? Ama arkadaşlar, dikkat edin, tamam mı?
Çünkü etrafta bir sürü şerefsiz var. Ama iş aileye dokunmaya gelince,
işte o zaman işler değişir.
O zaman şeytanın yeryüzüne inişini görürsün. Tamam mı?
Parayı geri verebilirsin, dostum. Sana yirmi dört saat veriyorum.
End of transcript · 135 words · machine translated
Original transcript (Portuguese)
Oi pessoal, eu tô aqui, é, pra avisar pra vocês uma e pouco numa conta aí... se passando por mim, tá? A minha mãe. Então, pessoal, não faça, porque eu não troquei de número, meu número é o mesmo, tá? Esse safado aí... Entendeu? É melhor você devolver, cara. Tu acha mesmo que eu não vou saber quem é?
Tu acha mesmo que eu não vou saber quem é? Entendeu? Quem tá falando aqui é o Adriano. Entendeu? Mas pessoal, toma cuidado, tá? Que tem um montão de safado aí. Aí tu vai ver só o diabo descendo terra. Tá bom? Pode devolver, cara.