Transcript · Arabic → Turkish
Arabic → Turkish transcript
Ben, kıdemli astsubay Amjad Yusuf’um. İstihbarat şubesinde çalışıyordum.
Bölge Şubesi’nde, 227. şubede. 2004 yılında orduya katıldım.
Tam bir yıl süren bir kursa katıldım. 2005’ te mezun oldum,
2006 affedersiniz, 2006’ da. Rütbem çavuştu, kıdemli çavuştu. Ve kıdemli çavuş
rütbelerini tamamladım, terfi edene kadar yedek subay rütbesine.
Sonra rejim düştü ve ben yedek subay rütbesindeydim. Sosyal medyada yayılan video,
içinde görünen Amjad Yusuf benim. Ve videoda ortaya çıkan,
yani krizin başında,
neredeyse devrimin başında olan olaydır.
Olan şu ki, ben ve yanımda Nacib, bu Nacib el- Halebi, o Ulusal Savunma’daydı.
Onun unsurlarından biri de kameramandı, kameramanın adını tam
hatırlamıyorum. Yaklaşık kırk kişi kadar getirmiştik. O dönem hepsi
terörist sayılıyordu ya da teröre maddi destek sağlayan finansörlerdi.
Askerler açısından, benden başka kimse yoktu. Onları kepçeyle kazılmış
olan o çukura sürdük. Ve ateş açtım, siz videoda
gördüğünüz gibi. Videoyu çektim.
Bir bakıyordum çukura insin diye, bir de üstüne ateş ediyordum. Çukura inmeden önce.
Bir seferinde de Nacip’i getiriyordum, o ateş ediyordu, ta ki onlardan
kurtulana kadar. Ateş etmeyi bitirdikten sonra da, altlarına yere
lastikler koymuştuk. Sonra üstlerine de lastikler koyup üzerlerinde ateş
yakıyorduk ki, bölgede koku çıkmasın diye. Üzerlerinde
ateş yaktık ve çukuru gömdük.
Yani çukuru o gömdü, bir gün sonra, iki gün sonra mı,
artık hatırlamıyorum.- Kendi kararınla mı? - Kendi kararım. Benim, yani. Bensiz…
Askeri bir rütbem yok ki bana
emir versin. Ne bir subay ne bir tuğgeneral.
Eğer olsaydı, tersine derdim ki sorumluluğu üzerimden atıyorum.
Vallahi kurbanları ben seçmedim. Benim seçtiğim değildi,
sayının kırk kişi olması da önceden kararlaştırılmamıştı. Böyle oldu, şartlar böyle
oluştu ve sayı böyle ortaya çıktı, yani öyle. Biz onları seçmedik,
ben gidip onunla beraber“ Falancayı getir” demedim mesela, falanca kişi
hakkında bilgi vardı.
Ya da biri gelip onun hakkında rapor yazmıştı ya da bilgi ulaşmıştı. Onun hakkında,
silahlı kişilerle bir bölgede beraberdi mesela, saklanmıştı gizlenmişti.
Filanca, silahlı kişileri maddi
yada başka bir şeyle destekliyordu. Böyle gelirdi
bilgiler ve buna göre gider, onları alıp
getirirdik.
End of transcript · 317 words · machine translated
Original transcript (Arabic)
أنا أمجد يوسف، مساعد أول. كنت أشتغل بشعبة المخابرات بفرع المنطقة، الفرع 227. التحقت بالسلك العسكري عام 2004. لمدة دورة سنة كاملة. تخرجت 2005، 2006 عفواً، 2006. برتبة مساعد. وبعدين سقط النظام وأنا برتبة المساعد. الفيديو اللي انتشر على مواقع التواصل الاجتماعي، اللي ظاهر فيه
تقريباً، بداية الثورة. اللي صار إنه أنا ونجيب معي، هذا بمقطع الفيديو. مرة أنطره لينزل بالجورة، مرة أقوص عليه قبل ما ينزل بالجورة. مرة جيب لنجيب هو اللي يقوص، لحين ما خلصنا منهم. وبعد ما نخلص من إطلاق النار، كنا حاطين دواليب على الأرض تحت منهم. نرجع نحط دواليب فوقهم ونشغل
شعلنا فوق منهم نار وطمرنا الجورة. طمرها هو يعني بعد يوم، بعد يومين يعني ما عاد تذكرت. - أنت بقرارك نفسك؟ بمشي المسؤولية عن حالي. والله ما أنا ما اخترت الضحايا. مو اختياري، مو كان متفق عليه العدد 40 شخص يعني. هيك اخترناهم، أنا اطلع معه جيب فلان مثلاً، فلان من الناس
عليه معلومات. أو إجا حدا كتب فيه تقرير أو وصل معلومات عليه معلومات. أو إجا حدا كتب فيه تقرير أو وصل معلومات عنه إنه كان. مع المسلحين بمنطقة ما وطلع مثلاً وطابب متخبى. فلان كان يدعم المسلحين بمادي أو أي شي. هيك كانت تجي المعلومات وعلى أساس نطلع نجيبهم.