Transcript · Turkish → English
Turkish → English transcript
I told you this guy plays well here in Hamburg, but…
if we are going to take the man down,
we must not waste too much time.
There will be a war.
Bullets will be flying in the air.
Around your neck,
do not take off this protection,
even when you are in your wife’s arms. You are saying,“
You will turn Istanbul into a marketplace, step aside.” If Bozo allows this,
it means it is all over for us.
There is a place where everyone is waiting for news.
My Haydar, one day you and I will go underground.
Obey and you
will be at ease.
I have been fighting
since I was born.
I will die.
I will kill.
I will not let
it be sold.
Come on, let me see
what you got.
Yeraltı, with its new episode,
Wednesday evening on NOW.
End of transcript · 145 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Ben sana bu Hamburg'da iyi oynuyor dedim ama, adamı indireceksek fazla vakit kaybetmemek lazım. Savaş çıkacak. Kurşunlar havada uçuşacak. Boynundaki Savaş çıkacak. Kurşunlar havada uçuşacak. Boynundaki bu korumayı, karının koynundayken bile çıkarma.
bu korumayı, karının koynundayken bile çıkarma. bu korumayı, karının koynundayken bile çıkarma. İstanbul'u pazar edeceksin, çekil kenara diyorsun. Eğer Bozo buna izin verirse, bizim için defteri kapanmış demektir. Herkesin haber beklediği
bir yer var. Haydar'ım, bir gün seninle yer altı ineceğiz. İtaat et, rahat et. Ben doğduğumdan altı ineceğiz. İtaat et, rahat et. Ben doğduğumdan beri savaşıyorum. Ölürüm. Öldürürüm. Sattırmam. beri savaşıyorum. Ölürüm. Öldürürüm. Sattırmam.
beri savaşıyorum. Ölürüm. Öldürürüm. Sattırmam. Hadi seni göreyim. Yeraltı yeni bölümüyle Çarşamba akşamı NOW'da.