Turkish → Spanish transcript
Sí, ¿ya tomaste tu decisión?
¿Serhat o tu familia?
No tomaste ninguna decisión.
No hay nada sobre lo que tenga que elegir.
El hombre al que amo no es un hombre que se deje arrastrar al platillo de tu sucia balanza.
Entonces ¿por qué viniste aquí?
Vine por esto, Serhat me dio su palabra, va a encontrar a mi familia.
Yo le creo, confío en él.
Él hará lo que dijo.
Y tú ya deja de tener sueños vacíos e intentar separarnos.
Mira, qué hermoso hijo van a tener.
Que Dios les conceda traerlo al mundo con salud.
Ya por eso se van a ver de todos modos.
De eso no diré nada.
Pero ahora nosotros también seremos una familia.
Por eso vine a decirte que tú también vuelvas y te ocupes de tu propia vida con tu hijo.
Y de paso quise ver la expresión que iba a tomar esa hermosa cara tuya.
No podía perderme esto.
Nunca vas a encontrar a tu familia, Yıldız.
Y tú también vas a vivir lo que significa estar sin familia, igual que yo.
Si algún día llego a quedarme tirada con mi bebé…
…entonces también entenderás qué significa no tener hogar.
Quizá será así, Melek.
Quizá de verdad viviré exactamente lo mismo que tú viviste.
Nunca se sabe cómo viene la vida.
Pero yo nunca seré una cadena para la mano ni para la vida de Serhat.
Yo nunca usaré a mi hijo en esos tratos tan asquerosos.
No usaré a las personas como moneda de cambio.
Esa es la diferencia entre tú y yo.
Yo tengo ese orgullo, pero tú no.
Subtítulos M.K.
End of transcript · 272 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Evet, kararını verdin mi? Serhat mı, ailen mi? Bir karar vermedin. Seçim yapacağım bir şey yok. Senin o kirli terazinin kefesine kovalayacak bir adam değil benim sevdiğim adam.
Neden geldin o zaman buraya? Şunun için geldim, Serhat bana bir söz verdi ailemi bulacak. Ben ona inanıyorum, güveniyorum. O dediğini yapar. Sen de artık boş hayaller kurup bizi ayırmaya kalkma.
Bak, ne güzel bir evladınız olacak. Allah sağlıkla dünyaya getirmeyi nasip etsin. Bu yüzden görüşeceksiniz zaten. Ben buna bir şey demem. Ama artık biz de bir aile olacağız.
O yüzden dön sen de çocuğunla kendi hayatına bak demeye geldim. Bu sırada da o güzel yüzünün alacağı ifadeyi görmek istedim. Bunu kaçıramazdım. Aileni hiçbir zaman bulamayacaksın Yıldız. Sen de o ailesizliğin ne demek olduğunu benim gibi yaşayacaksın.
Eğer olur da bir gün bebeğinle beraber ortada kalırsam... ...o zaman yuvasızlık ne demek onu da anlarsın. Belki öyle olacak Melek. Belki gerçekten senin yaşadıklarının aynısını ben de yaşayacağım. Dünya hali belli olmaz.
Ama ben hiçbir zaman Serhat'ın parmağına da hayatına da prang olmayacağım. Ben hiçbir zaman öyle iğrenç pazarlıkların işine çocuğumu alet etmeyeceğim. İnsanları koz olarak kullanmayacağım. Aramızdaki fark da bu. O gurur bende var ama sende yok.
Altyazı M.K.