Turkish → Spanish transcript
Sí, ayer, ayer fue el último día de emisión. Estamos un poco tristes,
y un poco felices porque son vacaciones. Pero fue una gran temporada
para todos nosotros.
Nosotros tampoco lo sabemos, la verdad.
Quiero descansar un poco por un tiempo.
Además, todo nuestro equipo hizo un esfuerzo muy serio. Yo también, por mi parte.
Quiero descansar al menos un mes. Que haya tal
nivel de interés, que sea tan querido por nuestra audiencia,
que nuestra gente nos abrace de
una manera tan hermosa...( risas) Sus voces son muy hermosas. La voz de Öykü es
especialmente hermosa, la voz de Ceren...
Cada una más hermosa que la otra. Acompañarlas fue aún más dulce.
En la medida de lo posible, intento invertir en mí mismo en cada momento libre.
Este año tal vez vaya al extranjero a estudiar un idioma. No hay que parar,
hay que seguir. - Le preguntaré sobre su vida privada, pero diré"¿ no hay
nadie en su vida privada?" - No.-¿ No?- No. Por ahora no. Si hay, ya lo verán.
End of transcript · 172 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Evet, dün, dün son izleme günüydü. Biraz buruğuz, biraz işte tatil olduğu için mutluyuz. Ama çok güzel bir sezondu hepimiz için. Biz de bilmiyoruz açıkçası. Biz de bilmiyoruz açıkçası. Bir süre biraz dinlenmek istiyorum. Hem bütün ekibimiz çok ciddi bir emek verdik.
Bir, bir ay en azından bir dinlenmek istiyorum. Bu denli bir ilgi alakanın olması, seyircimiz tarafından bu kadar sevilmesi, halkımızın bizi çok güzel bir şekilde kucaklaması... (gülüşmeler) Sesleri çok güzel. çok güzel bir şekilde kucaklaması... (gülüşmeler) Sesleri çok güzel. Birbirinden güzel. Onlara eşlik etmek daha tatlı oldu. Elimden geldiği kadar
Bu sene belki yurt dışı bir dil eğitimine gideceğim. Durmak yok, yola devam. - Özel hayat soracağım ama diyeceğim ki "Özel hayatınızda yok mu biri?"