Transcript · Turkish → English
Emotional Dialogue in a Dramatic Scene
Can you do something?
Please. But I'll make him better.
I'll take him with me. I'll bandage all his wounds.
I'll make him better.
Okay, to the authorities
I'll go.
Look, this light helps sailors find their
way. The big brother of all big brothers.
Respect.
Go.
Now. Where are you going?
I don't want you in my life. Because you abandoned your sibling,
should every family leave them
alone? What
did you do to my
brother? Twenty minutes. In twenty minutes, I'll make your blood
boil, asshole. I can hear it, I can see it, I can feel it.
Did you hang up on him? Another kid, asshole. I'll kill you, asshole.
If what you're doing is a cry for help, I'm not the right person.
Let me help you. Come to me when you need something.
If something happens to me, you're the first person I'd call. I'll find them soon.
Then I won't have to see your filthy face anymore.
When I stay quiet, I can hear him.
What's that delirious man saying to you, Teoman?
End of transcript · 179 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Bir şey yapabilir misin? Lütfen. Ama ben onu iyileştireceğim. Yanıma alacağım. Onun bütün yaralarını saracağım. İyileştireceğim onu. Tamam, yetkililere
gideceğim. Bak, bu ışık sayesinde denizciler yollarını buluyor. Abilerin abisi. Saygılar. Git
artık. Nereye gidiyorsun? Seni hayatımda istemiyorum. Sen kardeşini yalnız bıraktın diye herkesin ailesi onu yalnız mı bıraksın? Ne yaptınız lan benim
kardeşime? Yirmi dakika. Yirmi dakikada kanını köpürteceğim lan. Ben duyuyorum, ben görüyorum, ben yaşıyorum. Ona mı kapattın onu? Başka çocuğa lan. Gebertirim lan seni. Eğer bu yaptıkların yardım çığlığıysa ben doğru kişi değilim. İzin ver sana yardım edeyim. Bir ihtiyacın olduğunda bana gel.
Benim başıma bir şey gelse ilk seni ararım. Yakında bulacağım. Sonra da senin bu pis yüzünü görmek zorunda kalmayacağım. Ben susuyorum, onu duyuyorum. O sayıklayan sana ne söylüyor Teoman?