Transcript · Turkish → Arabic
NATO Security Alliance and Responsibilities
يثبتون أنهم لن يشكّلوا تهديدًا لأمن بعضهم البعض، بل على العكس،
يضمنون أمن بعضهم البعض ويلتزمون بذلك.
هذه هي نقطة البداية. عندما تدخلون في تحالف أمني
فالأمر ليس موجّهًا ضد طرف خارجي، بل إننا في الداخل أصبحنا من الآن فصاعدًا متضامنين مع بعضنا البعض.
أصبحنا من الآن فصاعدًا متضامنين مع بعضنا البعض.
أي إنه لا يأتي أي ضرر من أحدنا، آه، إلى الآخر.
هذه هي المسألة، ألا يلحق بنا ضرر. وهذه نقطة بداية مهمة.
بعد ذلك، ينبغي العمل وفقًا للتهديدات القائمة.
كنت أقول ذلك الآن عن حلف الناتو. فهناك أعمال تحضيرية تُجرى،
وهناك قابلية للتشغيل البيني. وهنا أيضًا، آه، ربما تسألون لاحقًا
كيف سيكون سير العمل. هناك عدة أمور.
أي إن أكثر ما يثير الفضول هو، في حالة وقوع هذا الهجوم، هل ينشأ فورًا،
آه، التزام ما،
وكيف سيصبح هذا الالتزام فعّالًا؟
انظروا الآن، عندما تنظرون إلى نص الاتفاق، ستجدون فيه
بالطبع، التزامات عامة، أمم،
هناك. والطريقة التي ستُطبَّق بها هذه الالتزامات العامة عمليًا تتوقف دائمًا، أمم،
على أمرٍ ما، كما ذكرتُ، أمم،
على النقاش واتخاذ الهيئات المعنية قراراتها.
أي إن على دولةٍ ما، أولًا، أن تتقدم بطلب في هذا الشأن.
أي أن تقول: أواجه مشكلةً في هذا الموضوع، ساعدوني فيه، هذا أولًا.
وتحدد الدولة طبيعة المساعدة أيضًا.
فتقول: أحتاج إلى معلومات استخباراتية، وأحتاج إلى دعم لوجستي، وإلى ذخيرة،
وإذا لم يكفِ ذلك، ففي مرحلة لاحقة أحتاج إلى وحدات عسكرية.
إلى وحدات عسكرية.
أي إن هذه أمور متعددة المراحل، وتتغير بحسب حجم التهديد.
أمم،
حتى الآن
في الأعمال التي أُجريت، أمم، فمنظورنا الذي طرحناه هو الآتي.
أمم، لدينا الآن، أمم، من الناحية الهيكلية، أمم، الوزراء
ستكون هناك لجنة. وكما هو الحال في حلف الناتو،
وزراء الخارجية،
ووزراء الدفاع، ورئيس هيئة الأركان العامة،
لجنة سياسية وعسكرية تضمّ
هؤلاء. واللجنة السياسية والعسكرية تحوّل الرؤية التي يطرحها
القادة
داخل هذا التحالف، آه، إلى قرارات،
وتنجز الأعمال، آه، إنها اللجنة.
أما ما
تطرحه من رؤية—
End of transcript · 301 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Güvenliğine tehdit olmayacaklarını, aslında birbirlerinin güvenliğine tersine garanti olacaklarını ortaya koyuyorlar, taahhüt ediyorlar. Başlangıç noktası bu. Bir güvenlik ittifakına girdiğiniz zaman dışarıdaki bir aktöre karşı değil, içeride biz birbirimizle artık bundan sonra dayanışma halindeyiz.
Birbirimizden, eee, bir diğerimizden diğerine şey gelmez, zarar gelmez meselesi. Bu önemli başlangıç noktası. Daha sonra mevcut tehditlere göre çalışmak gerekiyor. Şimdi NATO'da onu söylüyordum. Yani yapılan hazırlık çalışmaları vardır, ortak çalışabilirlik vardır. Burada da, eee, belki daha ileride
sorarsınız işleyişi nasıl olacak diye. Birkaç tane husus var. Yani en çok merak edilen konu bu saldırı durumunda hemen, eee, bir yükümlülük doğuyor mu ve bu yükümlülük nasıl işlevsel hale gelecek? Şimdi bakın, anlaşma metnine baktığınız zaman orada
tabii genel, eee, taahhütler var. Bu genel taahhütlerin hangi, eee, pratikte ne şekilde hayata geçeceği her zaman için, eee, ifade ettiğim gibi bir şeye bağlı. Tartışmaya ve ilgili kurulların karar almasına bağlı. Yani bir defa bir ülkenin bu konuda çağrıda bulunuyor olması lazım.
Yani ben şu konuda sıkıntıdayım, bana bu konuda yardımcı olun, bir. Yardımın keyfiyetini de ülke tanımlar. Der ki benim istihbarata ihtiyacım var, lojistiğe ihtiyacım var, mühimmata ihtiyacım var. Olmadı daha ileri safhada askeri ünitelere ihtiyacım var.
Yani bunlar çok aşamalı, tehdidin boyutuna göre değişen hususlar. Eee, şu ana kadar yapılan çalışmalarda, eee, bizim ortaya koyduğumuz perspektif şu. Eee, şimdi bizim bir, eee, yapısal olarak, eee, bakanlar
komitesi olacak. Aynı NATO'da olduğu gibi dışişleri bakanları, eee, savunma bakanları ve genelkurmay başkanının olduğu siyasi ve askeri komite var. Siyasi ve askeri komite liderlerin ortaya
koyduğu vizyonu bu ittifak içerisinde, eee, karara bağlayan, çalışmaları yapan, eee, komite. Bunun ortaya koyduğu vizyon-