Transcript · Turkish → English
Dramatic Dialogue in a Conflict Scene
Thanks to you, I'm in Mardin.
You were in a hurry. That's the excuse of anyone in a hurry.
Are you from around here?
I'm as much from around here as Alya Smith as she is.
We resemble each other.
I know very well what I'm doing, Ms. Sadakat.
I don't expect you to understand either.
Immoral!
You never understood anyway. You never intended to understand.
Enough!
Enough, yes, enough! So this war can end,
I'm leaving. So my son won't grow up among bullets,
I'm leaving.
Yes, I'm going to make an agreement.
Agreed.
But I have one more condition.
Is this also part of your agreement, huh, Alya?
End of transcript · 110 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Sayenizde Mardin'deyim. Aceleniz vardı. Acelesi olanın gerekçesi budur. Siz buralı mısınız? Alya Smith ne kadar buralıysa ben de o kadar buralıyım. Birbirimize benziyoruz.
Ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum Sadakat Hanım. Sizin anlamanızı da beklemiyorum. Ahlaksız! Hiç anlamadınız ki zaten. Hiç anlamaya niyetiniz olmadı ki. Yeter!
Yeter, evet yeter! Bu savaş bitsin diye gidiyorum. Oğlum kurşunların arasında büyümesin diye gidiyorum. Evet, anlaşmaya gidiyorum. Kabul.
Yalnız ikinci bir şartım daha var. Bu da mı anlaşmanızın bir parçası, ha Alya?