Transcript · Turkish → Spanish
Turkish → Spanish transcript
No. Melek, para. Desde el principio
el asunto tiene que ver con ella.
No tiene nada que ver. Escúchame. Has tenido una oportunidad. No lo olvides nunca.
Ahora no necesitas ni proteger a Yıldız ni tu conciencia tenga remordimientos.—
Melek.—¡ Di algo!— Melek.—¡ Di algo! Di que la razón de mi rabia no es un
mal de amores.
Melek.¡ Di! Di que no pienso en la mujer de la que me he divorciado,
que para mí no tiene ningún valor… … di que no pienso en esa mujer.¡ Toma!
— Di, di algo.— No lo hagas.
¿ Estás bien?
¡ Suéltame!¡ Suéltame!
¡ Suéltame!
End of transcript · 99 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Hayır. Melek, dur. Baştan beri meselenin onunla alakası var. Alakası yok. Beni dinle. Eline bir fırsat geçti. Bunu sakın unutma. Şimdi ne Yıldız'a kol kanat germene, ne de vicdan azabı çekmene ihtiyacın var. - Melek. - Söylesene! - Melek. - Söylesene! Öfkemin sebebi aşk acısı değil desene! Melek. Söyle!
Ben boşandığım, benim için hiçbir değeri olmayan... ...bir kadını düşünmüyorum desene! Al! - Desene, söylesene! - Yapma. İyi misin?
Bırak! Bırak! Bırak!