Transcript · Turkish → Spanish

Turkish → Spanish transcript

Divorciarme, hijo. Quiero divorciarme.

Solo te pido una cosa. ¿Qué es?

La felicidad de Melek.

Eso mismo ya yo… Por favor. Por favor.

Déjame terminar lo que digo. De todas formas hablaré una sola vez

y no volveré a abrir la boca. Adelante.

Señorita Nergis, la escucho. Tú operaste a mi hijo

y le diste una nueva vida.

Hiciste todo lo posible para que esos hermosos ojos

sonrieran. Pero desde que llegamos aquí

de esos ojos solo caen lágrimas.

Cuando lo conociste, tenías un bisturí en la mano. Ahora

esas manos sostienen un arma. ¡Serhat!

Estás matando a mi hijo día a día.

Le estás quitando la vida que le diste. ¡Entiéndelo!

Le estás quitando la vida que le diste. Melek puede

haber nacido en estas tierras. Pero se crió en Estambul.

No quiero perder a mi hijo.

Si tú vas a causar esto, yo tampoco lo voy a permitir.

Para eso estoy aquí. ¿Qué quieren de mí?

¿Quieres?

Si lo quieres aunque sea un poco… Si quieres que sea feliz…

Libéralo de ti. Él no se va a divorciar de ti, divórciate tú de él.

Solo entonces mi hijo será feliz.

Mire… Mire, señora Nergis, yo… Yo quiero mucho a Melek.

El gusano también quiere mucho a la manzana. Pero el final de la manzana siempre ha sido

por culpa del gusano. No todo amor cura.

Algunos amores matan. Divórciate de Melek. Divórciate para que

mi hijo… Viva. Sea feliz.

Yo ya no quiero seguir con este matrimonio

por más tiempo.

prolongar

No quiero.

End of transcript · 255 words · machine translated

Original transcript (Turkish)

Boşanmak evladım. Ben boşanmak istiyorum. Senden bir tek şey istiyorum. Nedir? Meleğin mutluluğu. Aynı şeyi zaten ben... Rica ederim. Lütfen. Sözümü bitirmeme izin ver. Zaten bir kez konuşacağım

ve bir daha da ağzımı açmayacağım. Buyurun. Nergis Hanım, sizi dinliyorum. Sen benim çocuğumu ameliyat ettin. Ve ona yeni bir hayat verdin. Onun o güzel gözleri gülsün diye elinden gelen her şeyi yaptın. Ama buraya geldiğimizden beri

o gözlerden sadece yaşlar akıyor. Sen onu tanıdığında elinde neşter vardı. Şimdi o eller silah tutuyor. Serhat! Sen benim çocuğumu gün gün öldürüyorsun. Ona verdiğin hayatı geri alıyorsun. Bunu anla!

Ona verdiğin hayatı geri alıyorsun. Melek bu topraklarda doğmuş olabilir. Ama o İstanbul'da yetişti. Ben çocuğumu kaybetmek istemiyorum. Eğer sen buna sebep olacaksan, ben de buna müsaade etmeyeceğim. Onun için buradayım. Benden ne

istiyorsunuz? Onu biraz seviyorsan... Eğer mutlu olmasını istiyorsan... Onu kendinden kurtar. O senden boşanmaz, sen ondan boşan. Ancak o zaman mutlu olur benim çocuğum. Bakın... Bakın Nergis

Hanım, ben... Ben Melek'i çok seviyorum. Kurt da elmayı çok seviyor. Ama elmanın sonu hep kurt yüzünden olmuştur. Her sevgi iyileştirmez. Bazı sevgiler öldürür. Melek'i boşa. Boşa ki benim çocuğum... Yaşasın. Mutlu

olsun. Ben bu evliliği daha fazla sürdürmek istemiyorum.

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.