Arabic → Turkish transcript
Ne diyordun bana? Sana ne diyeyim?
Sana demek istiyorum ki Beşşar sorumluluk taşıyor, Beşşar. Ve şube başkanları da.
Akla yatkın mı, bir astsubay ama gönüllü biri,
nasıl olur da aklına böyle bir sürü şeyi yapmak gelir? Bir gönüllü, yoksulluktan,
sefaletten kurtulmak için gitti,
mesela Emced Yusuf’un Tadamun halkıyla ne çıkarı olabilir?
Onlarla ne çıkarı var? Neden?
Neden Emced Yusuf Tadamun halkını öldürsün?
Yani Tadamun halkını yakalayıp getiriyor, öldürüyor mesela?
Emced Yusuf, Emced Yusuf’un kurduğu bir devlet sanki, Bütün o devlet nerede,
Emced Yusuf böyle bir şey yaptığında, mesela? Bu nerde? Siz videoyu görüyorsanız,
etrafında bu kadar kalabalık var,
Emced Yusuf bunu tek başına mı yapıyor mesela?
Sonra, madem böyle bir şey yaptı,
neden rejim o zaman infaz etmedi onu? Madem dediniz ki infaz ettik,
Neden rejim o zaman infaz etmedi? Şimdiye unutmuştuk onu.
Bu mesele ne kadar oldu? Üç yıl mı oldu? Dört yıl mı oldu?
Neden rejim infaz etmedi onu,
madem Emced Yusuf kafasına göre davrandı? Bireysel bir iş miydi?
Neden sistemi o anda temizlemedi?
Madem onlar onun temizlendiğini söyledi. Neden o andan onu temizlemedi?
Şimdi Amjad’ı, Naim’i unuttuğumuz gibi unutmuştuk.
Kardeşlerim yoksulluktan, sefaletten gitti, Yeminle söylüyorum.
Siz onun kardeşi misiniz? Kardeşlerim evet, ikisi de kardeşim.
Ve kardeşlerim Beşar Esad’ın askerliği yüzünden gitti, Allah onu affetmesin.
Ve biz kriz başladıktan sonra,
kriz başladıktan sonra gençler öldürülmeye başlayınca bizden biri gönüllü oldu.
Bu bütün bölgede bizden gönüllü olmayan genç kalmadı.
Biz gidip insanları öldürmeye gitmiyoruz. Ya insanlar yaşamak istiyor,
ne öldürmeye gidiyoruz ne de başka bir şey yapmaya.
Şube başkanlarını hesaba çekin, hesaba çekin… Kardeşim gönüllü,
abarttıkları gibi subay değil, kardeşim astsubay. Kıdemli başçavuş.
Evet ama sonuçta bu bir katliam, bir katliam yaptı. Ama o, sana söylüyorum,
onu aklamıyorum. Silahı elinde tutan oydu. Planlayan değil, silahı elinde tutup
ateş eden oydu,
Doğru.
End of transcript · 292 words · machine translated
Original transcript (Arabic)
إيش كنتي عم تقولي لي؟ شو بدي أقول لك؟ بدي أقول لك إنه بشار هو بيتحمل مسؤولية، بشار. ورؤساء الأفرع، معقولة مساعد لكن واحد متطوع إنه بده هيك يخطر عباله يعمل كل هالشي هادا؟ واحد متطوع راح من الفقر ومن التعتير تيروح شو إله غرض أمجد يوسف مع أهل التضامن مثلاً؟ شو إله غرض معهم؟ ليش؟ ليش أمجد يوسف لحتى يقتل أهل التضامن؟
هيك بيمسك أهل التضامن بيجيبهم بيقتلهم مثلاً؟ أمجد يوسف، قايمة دولة أمجد يوسف، وينها هالدولة كلها عن أمجد يوسف وقت اللي عمل هيك مثلاً؟ منه أمجد يوسف بيعمل هيك لحاله مثلاً؟ منه أمجد يوسف بيعمل هيك لحاله مثلاً؟ بعدين طالما هو عمل هالشي ليش ما صفاه النظام من وقتها؟ طالما هنن قالوا صفوه،
بعدين طالما هو عمل هالشي ليش ما صفاه النظام من وقتها؟ طالما هنن قالوا صفوه، ليش ما صفاه النظام من وقتها؟ كنا نسيناه هلق. الموضوع إله قديش إله؟ إله تلات سنين؟ أربع سنين؟ ليش ما صفاه النظام طالما أمجد يوسف متصرف من حاله، إله تلات سنين؟ أربع سنين؟ ليش ما صفاه النظام طالما أمجد يوسف متصرف من حاله، عمل إفرادي؟ ليش ما صفاه النظام من هديك اللحظة؟ طالما هنن حكوا إنه صفوه.
إخواتي راحوا من الفقر والتعتير، الله وكيلك. لحضرتك أخته؟ إخواتي إيه، تنيناتهم إخواتي. وإخواتي راحوا بتجنيد بشار الأسد، الله لا يسامحه. ونحن من بعد ما بلشت الأزمة، من بعد ما بلشت الأزمة وصار ينقتل شباب ما شب عنا راح تطوع. ما شب عنا بكل هالمنطقة راح تطوع. نحن ما رايحين بدنا نقتل العالم نحن. لك العالم بدها تعيش،
مانا رايحة لا تقتل ولا تعمل شي. حاسبوا رؤساء الأفرع، حاسبوا.. خيي متطوع، ما إنه ضابط متل ما عم يكبروا، خيي مساعد. مساعد أول. إيه بس بالنهاية إنه مجزرة، عمل مجزرة. لكن هو، ماني عم أقول لك ماني عم أبرئه. هو ماسك السلاح. مو مدبر، هو ماسك
صح.