Transcript · Turkish → Spanish

Turkish → Spanish transcript

Ya, hija, está bien, siéntate, se me mareó la cabeza de un lado a otro, en un rato llamará mucho y nos enteraremos de qué pasa.

No puede ser, Ziya no puede quedarse dentro, Ziya tiene que salir de ahí.

¿Qué les pasa, en serio tú te preocupas por esto, eh?

¿Qué pasó, de repente te cayó del cielo el amor de padre en el corazón?

¿Qué amor ni qué amor? No voy a olvidarme de lo que te hizo, sé que es un demonio.

¿Y entonces?

Mira, yo necesito a Ziya, lo necesito por el bien de mi hijo.

Si no tenemos a Ziya, nos convertiremos en un blanco fácil.

Entonces todos los enemigos de los que se detuvieron con el viento se nos echarán encima.

Si él no está, ¿quién nos va a proteger? ¿Quién nos va a proteger?

Cuando todavía no había nada de por medio, recibí una propuesta de matrimonio.

Y ahora, después de todo esto, quién sabe qué nos pasará.

Un minuto, un minuto, ¿qué dices tú? ¿Quién le pidió matrimonio a Ziya?

Toma.

Toma, esto.

Sin mí.

¿Sí, Yıldırım, qué pasa? ¿Es que no entiendes las palabras? ¿Por qué me llamas?

Melek, que te mejores. Me acabo de enterar.

¿Qué va a pasar ahora, también le quitarán su esperanza o qué?

No es tu problema para nada, ¿entendiste? Tampoco estoy de humor para charlar. Voy a colgar.

Si Ziya entra, Serhat no te dejará ahí.

Te sacará de ahí en un segundo.

Tú también te vas, sigues viendo esa película romántica que rodaron en esa mansión, ya sabes.

Escúchame.

Nadie puede llevarme a ningún lado a la fuerza.

Vaya, vaya.

¿A quién se va a oponer, a Serhat?

¿Qué dice?

No te llenes la cabeza con eso. Ya encontraré una forma.

Si no está Ziya, está Aşır. Aşır me protege.

¿Y a quién le importa Aşır, eh? De todos modos están Halef y Dalyan.

Es de esos que en Dalyan van adonde sople el viento.

Solo por hacer un trato podría casarte con cualquiera.

Mira, yo también necesito un protector fuerte.

No desestimes mi propuesta.

No voy a ceder ante estas propuestas de matrimonio.

Si fuera así, no me habría divorciado de Serhat.

No me confundas con Yıldız.

Además, no voy a escuchar más estas tonterías tuyas, ya basta.

Vaya, o sea, lo único que nos faltaba era estar así un año.

A ver qué más cosas nos van a pasar.

End of transcript · 407 words · machine translated

Original transcript (Turkish)

Ya kızım, tamam bir otur tepem döndü bir o yana bir bu yana, birazdan aşırı arar öğrenerik ne olduğunu. Olmaz, Ziya'nın içeride kalamaz, Ziya'nın içeriden çıkması lazım. Ya ne oluyor size, sen gerçekten buna mı dertleniyorsun he? Ne oldu ya bir anda göklerden baba sevgisi mi düştü yüreğine? Ne sevgisi ya, ne sevgisi? Sana yaptıklarını unutacak halim yok herhalde, ona bir iblis olduğunu biliyorum.

E o zaman? Bak benim Ziya'na ihtiyacım var, çocuğumun iyiliği için ihtiyacım var. Eğer Ziya'nın olmazsa biz açık hedef haline geliriz. O zaman yel duranların bütün düşmanları üstümüze çullanır. O olmazsa kim koruyacak bizi? Kim koruyacak?

Daha ortada hiçbir şey yokken evlilik teklifi aldım. Şimdi bir de bu olaylardan sonra kim bilir başımıza ne gelecek. Bir dakika bir dakika, ne diyorsun sen ya? Kim evlenme teklifi etti Ziya'ya? Al. Al işte bu.

Bensiz. Efendim Yıldırım ne var? Sen laftan anlamıyor musun? Niye arıyorsun beni? Ya geçmiş olsun Melek. Şimdi öğrendim. Ne olacak şimdi umudunu da alarak arlar mı ya o da? Hiç senin derdin değil, anladın mı? Sohbet edecek havamda da değilim. Hadi kapatıyorum.

Ziya'nın içeri girerse Serhat seni orada koymaz. Saniyesinde alıp götürür. Sen de gidersin o konakta çevirdikleri o romantik film var ya, onu izlemeye devam edersin. Dinle beni. Hiç kimse beni zorla hiçbir yere götüremez.

Allah Allah. Kime engel olacakmış Serhat'a? Ne diyor? Sen bunlarla kafanı doldurma. Ben bir yolunu bulurum. Ziya'n yoksa Aşır var. Aşır beni korur.

Ya Aşır'ı kim takar ya? Zaten Halef, Dalyan. Dalyan da rüzgar nereye serse oraya giden bir tip. Sırf iş yapmak için seni herhangi biriyle evlendirebilir bile. Bak, senin de güçlü bir koruyucuya ihtiyacım var. Benim teklifimi yabana atma.

Ben bu evlilik tekliflerine boyun eğecek değilim. Eğer öyle olsaydı Serhat'ı boşamazdım. Beni Yıldız'la karıştırma. Ayrıca bu saçmalıklarını daha fazla dinlemeyeceğim yeter. Hayda, yani bir yıl durumumuz eksikti ha.

Bakalım daha başımıza ne işler gelecek.

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.