Transcript · Turkish → English
Turkish → English transcript
Everything I did was to save you.
My honor is my honor.
This is my business.
Someone has to die…
so someone can live.
If you make a mistake…
If it's wrong, it's my fault.
You broke the deal.
There will be a price to pay for this.
Inside this phone…
what's in it that I can't read, Nida?
Don't be ridiculous.
There's no other way.
Dalyan Kordağlı was shot.
I came to ask who shot him.
Are you the owner here, huh?
Hello? Hello — who am I talking to, man?
What's going on, man?
You're a bandit, brother.
What's happening? What do you want?
First be your husband's wife…
and we'll deal with the rest later.
End of transcript · 117 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Ben ne yaptıysam seni kurtarmak için yaptım. Namus benim namusum. Mesele benim meselem. Birileri ölecek ki... ...birileri yaşasın.
Yanlış yapsan... Yanlışsa benim yanlışım. Sen anlaşmayı bozdun. Bunun bir bedeli olacak. Bu telefonun içinde...
...benim okuyamayacağım ne var Nida? Saçmalama. Başka yolu yok. Dalyan Kordağlı vurulmuş. Kim vurdu onu sormaya geldim.
Sen misin lan buranın sahibi? Alo, alo kime diyorum lan? Ne oluyor be? Eşkıyalısın kardeşim sen. Ne oluyor? Ne istiyorsun?
Sen önce kocanın karısı ol... ...bir gerisine sonra bakarız.