Transcript · Arabic → Turkish
Arabic → Turkish transcript
Fala baktım… Çok fal tuttum, çok yıldızlara baktım
Ama hiç okumadım… Kahve falı bakarken, Çok fal baktım ve çok okudum,
gaybın içinde çizilen bir yol gördüm ve geleceğini kuran bir devlet,
Taş üstüne taş koyan bir devlet. Yarınları beklemeyen,
onları kendi elleriyle yapan bir ülke gördüm, Her köşeye bilimi eken,
ve gücünü sayıyla ölçülmeyen bir kudret devşiren. Bir halk okudum ki,
Zorlukları fırsata çeviren, inadı kendine yol yapan, bitmeyen azmi ise yenilmez bir
kader kılan. Ve kahve falına bakarken bir bekleyiş görmedim, aksine hiç durmayan bir
çaba gördüm, Ve her gün azmin gücüyle, hedefinin açıklığıyla kurulan bir gelecek.
O ülke İsrail.
End of transcript · 101 words · machine translated
Original transcript (Arabic)
بصرت.. بصرت ونجمت كثيرا لكني لم أقرأ أبدا.. عند قراءة الفنجان، حجرا فوق حجر. رأيت أرضا لا تنتظر الغد، بل تصنعه بيديها، التحديات إلى فرص، وجعل من الإصرار طريقا، ومن العمل الدؤوب قدرا لا يهزم. وعند قراءة الفنجان، لم أر انتظارا، بل رأيت سعيا لا يتوقف،
ومستقبلا يبنى كل يوم بقوة العزم ووضوح الهدف. إنها إسرائيل.