Transcript · spanish → Turkish
spanish → Turkish transcript
Suç işleyenlerin çoğu Mağripli, çalışıyorlar mı?
Bak, on yıl önce her kasabada kimin tekinsiz olduğu, kimin de
bıçak salladığı bilinirdi. Yıllardır hırsızlık yapan ya da saldıran bir İspanyol tanımıyorum
eskiden olduğu gibi kapkaççılık yapan. Hepsi onlar. Hepsi. %90'ı. Ve ben sokakta yaşıyorum. Ben
sokaktayım, lüks sitelerde değil. İşler böyle giderse en azından kendimizi savunmamıza izin versinler,
meşru müdafaayı uygulasınlar, evine giriyorlar ve kendini savunursan hapse giriyorsun. Onlar
girmiyor. Neden? Hükûmetin bu insanlarla, bu ırkla ne tür bir anlaşması var?
Çünkü Arnavut, Rus, Ukraynalı, Bulgar arkadaşlarım var ve hepsi bizim gibi vergisini ödüyor.
Sorun sadece tek bir ırkta!
End of transcript · 98 words · machine translated
Original transcript (spanish)
que cometen delitos, en mayoría son magrebís, ¿trabajan? Mira, hace diez años en cada pueblo se conocía quién era el quinquillero, quién era el que daba puñaladas. Yo llevo años sin conocer a un español que robe o que vaya agrediendo pegando tirones como antaño. Son todos ellos. Todos. El 90%. Y yo vivo en la calle. Estoy en la calle, no en urbanizaciones. Si la cosa sigue así, por lo menos que no dejen defendernos,
que apliquen defensa propia, que entran a tu casa y si te defienden, vas preso. Ellos no. ¿Por qué? ¿Qué tipo de pacto tiene el gobierno con esta gente, con esta raza? Porque tengo amigos albaneses, rusos, ucranianos, búlgaros y todos pagan igual que nosotros. ¡Es solamente una raza!