Transcript · Persian → Turkish
Humorous Poetry Performance
Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm.
Bekârlık dönemimle
ilgili bir nakarat var.
Neyle ilgili?
Bekârlık dönemiyle.
Aha.
Peki.
Dertten durmadan başıma vururum.
Sevgilisiz hayat zordur.
Eşsiz.
Artık eşim var.
Dertten durmadan başıma vururum.
Sevgilisiz hayat zordur.
Arkadaşlarım baba oldu ama
ben hâlâ eşsizim.
Aha.
Herkesin birbirine
gösterdiği yaşlı bir bekârım.
Kuyumcu altının değerini bilir. Bir mücevher tanesi—
İçindeki
Mücevher.
Vay hâlime, horozun tavuğu var,
horozdan bile aşağı düştüm.
Ne ciğerim ne dişim var. Öyle çok
dişimi ciğerime geçirdim ki.
Ciğer.
Kalabalık içinde sessiz olsam da,
küllerin altında ateşim var.
Hımm.
Bir ilkokul çocuğu sordu, mim neye benzer?
Ona mahzar dedim.
Ne buyurdunuz?
Bir ilkokul çocuğu dedi ki—
Bir ilkokul çocuğu sordu, mim neye benzer?
Bir ilkokul çocuğu sordu, mim neye benzer?
Ona mahzar dedim.
Mahzar.
Bir ilkokul çocuğu sordu, mim neye benzer? Ona
mahzar dedim. Sana sırrımı anlatıyorum,
inanmasan da. Herkesi
sevgiliye benzer görüyorum.
Yaşlı kadını sevgili gibi görüyorum.
Yaşlı kadını ne gibi?
Sevgili gibi görüyorum.
Ömür boyu ibadet edip, kederden ve gamdan canı
dudağında olmak, binlerce kemal, fazilet ve edeple,
edepsiz insanlar arasında olmak, hastalıkların
en şiddetlisiyle yatakta, gece gündüz ateşli hummanın
içinde olmak,
bir cinle yapayalnız, gecenin yarısında bir mağaranın köşesinde
olmak,
cehennemde bin altı yüz yıl, Ebu Cehil'le
ve Ebu Leheb'le olmak,
bütün bunlar ve daha beterleri, benim gibi
bekâr olmaktan iyidir.
Herkesi sevgilinin sureti gibi görüyorum.
Yaşlı kadını sevgili gibi görüyorum.
Bir gece rüyamda eşim olduğunu, üzerimde yeni bir
takım elbise olduğunu gördüm. Şenlik kurulmuş, her yandan
kadınlı erkekli misafirlerim var. Bir çift yerine
on altı eşim,
gelin arabası yerine de bir minibüsüm var.
Sabah gözlerimi açtığımda, yine büyük
sıkıntılarım olduğunu gördüm. Ne üzerimde bir ceket ne pantolon,
ne de can verirsem bir kefenim var. Allah'ım,
kimse benim içinde bulunduğum böyle bir duruma
düşmesin.
Herkesi sevgilinin sureti gibi görüyorum. Yaşlı kadını sevgili
gibi görüyorum.
Dün gece onun evine gittim, zillerine
durmadan bastım.
Talih benden yana değildi, galiba onun yerine kapıyı annesi açtı.
مادر وی.
Dedim, “Ey güzel, ömrüm geçip giden bu köleni hizmetine kabul et.”
“Asil misin?” dedi. “Evet,” dedim.
“Mümin misin?” dedi. “Evet,” dedim.
“İşin ne?” dedi. “Hiç,” dedim.
“Sermayen ne?” dedi. “Hiç,” dedim.
“Öyleyse daha fazla savurganlık etme,” dedi. Sonra da
“Bundan böyle yapışıp kalma,” dedi. “Başına bela
yağsın,” dedim. “Bu belaya daha ne kadar sabredeyim? Herkesi
sevgiliye benzetiyorum.
Yaşlı kadını bile sevgili görüyorum. Sormayın, öyle bir aşk acısı çektim ki.
Sormayın, ayrılık zehri içtim ki.
Onun annesinin ağzından defalarca öyle küfürler işittim ki
sormayın.
Babası peşimden ne kadar koştuysa, ben de o kadar koştum ki
sormayın.
Ne zaman “kaynana” deseler, yerimden öyle sıçradım ki
sormayın.
Şimdi aşk acısından, iki gözüme öyle bir hastalık düştü ki
sormayın. Herkesi sevgiliye benzetiyorum.
Yaşlı kadını bile sevgili görüyorum.
Hüşmet bana Nesrin gibi görünür.
Kudret bana Pervin gibi görünür.
Şimdi ilginç bir hikâye dinle, eğer kulunun
sözüne inanmıyorsan.
Bir sokaktan geçiyordum, bir dergiden kopmuş bir yaprak gördüm
yerde.
Üzerinde iki kızın resmi vardı, ikisinin de yüzü tıpkı
huriler gibi.
Yarım saat, affedersiniz.
Yarım saat hayret dolu gözlerle o sayfaya dalıp baktım
öyle.
Bir kadın geldi, “Bu nedir?” dedi. Ne diyeyim, “Sen de gel bak,” dedim.
Cennet hurilerinin güzel yüzünü bu dergi
süslemiş.
“Allah seni iyileştirsin, bundan sonra
daha iyi olursun,” dedi.
“Melek resmi sandığın şey, Lenin ile
Stalin’in resmidir.”
“Bugün senin gibi herkesi görüyorum, ey ay alınlı
sevgili.” “Yeter, sevgiliye doydun mu? Tam
deli olmuşsun, ben Afşin’im,” dedi.
Herkesi sevgiliye benzetiyorum. Yaşlı kadını da sevgiliye.
Aferin, aferin. Çok iyi.
Çok iyi.
Çok tatlı
ve—
Afşin ve…
Evet, Afşin ve evet.
Sözcükler, sözcükler…
Çok iyi seçilmiş, derli toplu sözcükler. Şimdi, konu dışında ki
tatlı bir hiciv, eğlenceli
bir fıkra.
Sözcükler de çok iyiydi. İnşallah başarılı olursunuz.
End of transcript · 593 words · machine translated
Original transcript (Persian)
سلام علیکم. سلام علیکم. یه ترجیعبندی هست مربوط میشه به دوران مجردی بنده. مربوط میشه به؟
دوران مجردی. آها. خب. دائم از غصه میزنم بر سر. زندگی مشکل است بیدلبر.
بیهمسر. همسرم داره حالا. دائم از غصه میزنم بر سر. زندگی مشکل است بیدلبر. دوستانم پدر شدهاند ولی،
بنده هستم هنوز بیهمسر. آها. پیرمردی مجردم که همه، میدهندم نشان به یکدیگر. زرگر از قدر زر خبر دارد. گوهری دانه
درزش گوهَر. وای بر من خروس با مرغ است، شدهام از خروس هم کمتر. نه جگر دارم و نه دندانی. بس که
دندان گذاشتم به جگر. جگر. گرچه در بین جمع خاموشم، دارم آتش به زیر خاکستر. هممم.
گفت یک بچه دبستانی، میم مثل چه؟ گفتمش محضر. چی فرمودید؟ گفت یک بچه دبستانی- گفت.
گفت یک بچه دبستانی، میم مثل چه؟ گفتمش محضر. محضر. گفت یک بچه دبستانی، میم مثل چه؟ گفتمش محضر. با تو از راز خویش میگویم،
گرچه آن را نمیکنی باور. همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار میبینم. پیرزن را چی؟ نگار میبینم.
همه عمر در تعبدن، از غم و غصه جان بلب بودن، با هزاران کمال و فضل و ادب، بین افراد بیادب بودن، از مرضهای سخت در بستر، روز و شب در تنور تب بودن،
با یکی از اجنه تنهایی، کنج یک غار نصف شب بودن، در جهنم هزار و ششصد سال، با ابوجهل و ابولهب بودن، هست اینها و بدتر از اینها، بهتر از مثل من
عذب بودن. همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار میبینم. خواب دیدم شبی که زن دارم، کت و شلوار نو به تن دارم. جشن برپا شده است و از هر سو،
مهمانان مرد و زن دارم. جای یک زوج شانزده زوجه، جای ماشین عروس ون دارم. صبح وقتی که چشم وا کردم، باز دیدم بسی مهندارم. نه کتی در برم، نه شلواری،
نه اگر جان دهم کفن دارم. نشود مبتلا کسی یارب، به چنین حالتی که من دارم. همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار میبینم.
دوش رفتم به سوی خانه وی، زنگشان را فشار دادم هی. بخت با من نبود یار انگار، جای او در گشود مادر وی. گفتم ای نازنین قبالم کن به غلامی که عمر
من شد طی. گفت هستی نجیب؟ گفتم هان. گفت مؤمن که تو؟ گفتم ای. گفت کار تو چیست؟ گفتم هیچ. گفت سرمایه تو؟ گفتم هی. گفت پس بیش از این نکن اسراف. گفت پس بعد از
این نشو پاپی. گفتم ای بر سرت بلا بارد. صبر بر این بلا کنم تا کی؟ همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار میبینم. درد عشقی کشیدهام که نپرس. زهر حجری چشیدهام که نپرس.
بارها از دهان مادر او، فحشهایی شنیدهام که نپرس. پدرش تا دویده دنبالم، تا بدان جا دویدهام که نپرس. هر کجا گفتهاند مادرزن، طوری از جا پریدهام که
نپرس. حال از درد عشق افتاده، مرضی در دو دیدهام که نپرس. همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار میبینم. حشمت آید به چشم من نسرین.
قدرت آید به چشم من پروین. بشنو اکنون حکایتی جالب، گر نداری به حرف بنده یقین. میگذشتم ز کوچهای دیدم، برگی از یک مجله روی زمین.
روی آن عکسی از دو دختر بود، چهرهی هر دو عین حورالعین. نیم ساعت، ببخشید. نیم ساعت به دیده حیرت، خیره بودم بر آن ورق همچین.
زنی آمد که چیست این؟ گفتم چه بگویم خودت بیا و ببین. روی زیبای حوریان بهشت، کرده است این مجله را تزئین. گفت یا رو خدا شفا دهد، باشی از این به بعد بهتر از این.
این که عکس فرشته میبینی، هست عکس لنین و استالین. گفتم امروز چون تو میبینم همه را، ای نگار ماه جبین. گفت بس کن نگار سیری چند، شدهای پاک خل، منم افشین.
همه را شکل یار میبینم. پیرزن را نگار. آفرین، آفرین. خیلی خوب. خیلی خوب. خیلی شیرین و-
افشین و... بله افشین و بله. لفظ، لفظ تراشیده شستهورفته خوبیست. حالا غیر از مضمون که یک طنز شیرینی هست، فکاهی
بامزهایست. الفاظ هم الفاظ خیلی خوبی بود. انشاالله موفق باشید.