Transcript · Turkish → Arabic
Turkish → Arabic transcript
الكل يطهّي بصبر، وأنا أطبخ بالضغط. ذيل العجل في قدر الضغط بطعم طاجن أقدّم لكم سرّه.
الآن تخلّوا عن أحكامكم المسبقة وأعطوني فرصة.
القطعة التي نسمّيها" بوجد" هي الجزء في الحيوان الذي يحمل أكبر قدر من النسيج الضام.
ولتسهيل نضج اللحم والتخلّص من رائحته القوية نضيف قليلًا من الخل،
sirke takviyesi yapıyoruz, her zaman yaptığımız gibi.
نضيف مقدارًا قليلًا جدًا من الماء. هدفنا أن لا يحترق المنتج من الأسفل إلى أن يطلق
Amacımız et kendi suyunu salana kadar ürün alttan yanma yapmasın. Defne yaprağı,
ورق الغار، والثوم وعِيدان البقدونس لا يغيّرون الرائحة فقط، بل يرفعون النكهة إلى
aromayı da farklı bir seviyeye taşıyor. Ve işte dişsiz bir bebeğin
وها هو ذيل العجل بدرجة طراوة يمكن حتى لطفل بلا أسنان أن يأكله. لا تنسَوا حفظ هذه
الوصفة وإرسالها لمن تحبّون. بالهنا والشفا. بروفِتّو.
Afiyet, şifa olsun. Perfetto.
End of transcript · 136 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Herkes sabırla pişiriyor, ben basınçla. Düdüklüde güveç tadında pöçün sırrını veriyorum. Şimdi ön yargılarınızı bırakın ve bana bir şans verin. Pöç dediğimiz parça hayvanın en çok bağ dokusu taşıyan bölgesi. Hem etin pişmesini kolaylaştırmak hem de ağır kokusunu almak için birazcık sirke takviyesi yapıyoruz, her zaman yaptığımız gibi.
Çok az su takviyesi yapıyoruz. Amacımız et kendi suyunu salana kadar ürün alttan yanma yapmasın. Defne yaprağı, sarımsak ve maydanoz sapı sadece kokuyu değil, aromayı da farklı bir seviyeye taşıyor. Ve işte dişsiz bir bebeğin bile yiyebileceği yumuşaklıkta dana pöç.
Siz de bu tarifi kaydedip sevdiklerinize göndermeyi unutmayın. Afiyet, şifa olsun. Perfetto.