Transcript · Turkish → English
Turkish → English transcript
I have one more story, if you allow me, I would like to explain it to you.
onu izah etmek istiyorum size. 15 yıl önce beni
bir okul açılışında siz... ...değerli eşinizle
Because of the accident I had, I could not receive my treatments.
tedavilerimi olamıyordum. Ve bütün tedavilerimi
And you took on all my treatments. For fifteen years, you never stopped,
you constantly asked and inquired about me.
You constantly had me followed up. You even, once, came to visit me in the hospital.
hastanede ziyaretime bile geldiniz. Sayın Cumhurbaşkanım,
Mr. President, everyone has a hero in their life.
And my hero
talking about you, never stop telling everyone about you. First God, then you
...hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Önce Allah,
gave me the
chance to be an individual in this life. I am so glad you exist, sir, so glad you
are with us. Thank you. And also, Mr. President, with my own hand…
Cumhurbaşkanım, ben kendi elimle... tesbih merakınız
With my own hands, I made you a set of prayer beads. Can I give it to you…
or should I give it to you after the show?
Should I give it after the program? However you see fit.
Should I give it after the program? However you see fit.
I know my loneliness. But I will continue my struggle.
End of transcript · 221 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Bir hikayem daha var, müsaade ederseniz ben onu izah etmek istiyorum size. 15 yıl önce beni bir okul açılışında siz... ...değerli eşinizle beraber görmüştünüz. Geçirdiğim kazadan dolayı tedavilerimi olamıyordum. Ve bütün tedavilerimi
üstlenmiştiniz. 15 yıl boyunca da hiçbir zaman bırakmadınız, sürekli sordurdunuz, soruşturdunuz. Sürekli takip ettirdiniz. Hatta bir keresinde hastanede ziyaretime bile geldiniz. Sayın Cumhurbaşkanım, herkesin hayatında bir kahraman var. Benim de
kahramanım sizsiniz. Ben sizi anlatmaktan, sizi herkese söylemekten... ...hiçbir zaman vazgeçmeyeceğim. Önce Allah, sonra siz bu hayatta bir birey olma şansını bana verdiniz. İyi ki varsınız efendim, iyi
ki bizimlesiniz. Teşekkür ederim. Bir de Sayın Cumhurbaşkanım, ben kendi elimle... tesbih merakınız olduğunu biliyorum. Kendi elimle bir tesbih dizdim size. Size verebilir miyim... ...ya da programdan sonra mı vereyim?
Nasıl uygun görürsünüz? Yalnızlığımı biliyorum. Ama mücadelemi sürdüreceğim.