Transcript · English → Turkish
Casual Conversation in a Social Setting
Kesin saçma sapan bir şey söyleyecek.
Selam, nasılsın tatlım? Ben… Elbisene bayıldım. Adım Marco.
Adın ne, kaltak?
Alina.
Alina. Burada ne kadar kalacaksın?
Efendim?
Burada ne kadar kalacaksın, dedim.
Ne kadar süre için mi?
Burada ne kadar kalacaksın, dedim?
Şey, daha dün geldim.
Daha dün geldim mi dedin? Aslen- aslen nerelisin?
Suriye.
Ha, Suriye mi?
Kahretsin. Şey, bu hafta sonu kahve içmek ister misin
ya da—
Hayır, hayır, hayır.
Hayır mı, hayır mı?
Yarın gidiyorum. Hayır, teşekkürler.
Ha, tamam, anlaştık. O zaman, sonra görüşürüz.
Selam, nasılsın tatlım? Ben de fısıldamak zorundayım falan.
Bu çok çılgınca.
End of transcript · 95 words · machine translated
Original transcript (English)
He's bound to say some shit. Hey, how you doing, sweet heart? I- I love that dress. My name Marco. What's your name, bitch? Alina. Alina. How long you here for?
Pardon? I said how long you here for? How for how long? I said how long you finna be here for? Um, just yesterday.
You said just yesterday? Where- where you from originally? Syria. Oh, Syria? shit. So, uh, you trying to get some coffee on this weekend or-
No, no, no. No, no? I'm leaving tomorrow. No, thank you. Oh, aight, bet. Well, I'll holler at you then. Hey, how you doing, sweet heart? I gotta whisper too and shit.
That shit crazy