Turkish → Spanish transcript
Tu interés de ahora,
tu amor, es porque llevo a tu hijo en el vientre. No soy desagradecida.
Intenté ignorarlo. Pero no pude.¿ Qué intentaste ignorar?
Tú amas a Zümrüt.— Deniz...
— No, Serhat.— Deniz... No.
No. No lo niegues. Solo te pedí una cosa.
Cuanto más te dije que te libraras de Zümrüt, más te acercaste a
sen ona her seferinde bir adım daha yaklaştın. Deniz...
Hâlâ resmen nikahlı karın.
Aunque la venganza de sangre terminó, no te divorciaste de ella. No te divorcias.
Ya no engañes ni a mí ni a ti mismo.
Gracias por la leche.
Me alegraría que salieras.
End of transcript · 102 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Senin bu ilgin, sevgin, karnımda çocuğunu taşıdığım için. Nankör değilim. Görmezden gelmeye çalıştım. Ama beceremedim. Neyi görmezden gelmeye çalıştın? Sen Zümrüt'ü seviyorsun. - Deniz... - Hayır Serhat ya. - Deniz... Hayır.
Hayır. Hayır inkar etme. Senden tek bir şey istedim. Ben Zümrüt'ten kurtul dedikçe, sen ona her seferinde bir adım daha yaklaştın. Deniz... Hâlâ resmen nikahlı karın. Kan davası bitmiş olması rağmen onu boşamadın. Boşamıyorsun.
Ne beni, ne de kendini artık kandırma. Teşekkür ederim süt için. Çıkarsan sevinirim.