Life and Legacy of Enver Pasha
İsmail Enver Paşa; hayalleriyle yaşayan, ölümü yalın kılıç kucaklayan bir kader adamıydı.
23 Kasım 1881'de İstanbul'da, Tatar bir anne ve Arnavut kökenli bir babanın oğlu olarak dünyaya gözlerini açtı.
Mezuniyetinden sonra Makedonya dağlarında çetelerle 54 kez çarpışarak adını imparatorluğa duyurdu
ve 1908'deki Jön Türk Devriminden sonra halk nezdinde "Hürriyet Kahramanı" oldu.
İtalya Trablusgarp'ı işgal ettiğinde; sahte kimlikle "Kuyumcu Hamdi" olarak çöle sızdı,
yerel aşiretleri örgütleyerek Tobruk ve Derne'de İtalyanlara karşı direnişi başlattı.
Balkan Savaşları'nın yenilgisi üzerine başkente dönerek
23 Ocak 1913 Babıali Baskını darbesiyle Kamil Paşa hükümetini devirdi;
ardından İkinci Balkan Savaşı'nda ordunun başına geçip Edirne'yi Bulgarlardan geri alarak "Edirne Fatihi" oldu.
32 yaşındayken Harbiye Nazırı rütbesindeydi.
Osmanlı hanedanına damat girdi ve Alman askeri heyetinin desteğiyle hantal orduyu yeniledi.
Osmanlı İmparatorluğu'nu kaçınılmaz gördüğü Alman ittifakıyla Birinci Dünya Savaşı'na soktu.
Ardından yönettiği Sarıkamış Harekatı'nda, dondurucu dağ soğuğu ve yetersiz kış şartları yüzünden on binlerce asker şehit düştü.
Başkomutan vekili olarak Çanakkale savunmasını tam 17 kez ziyaret ederek baştan sona yönetti.
1. Dünya Savaşı kaybedildiğinde, 1 Kasım 1918 gecesi bir Alman denizaltısıyla İstanbul'dan Kırım'a gitti
ve gıyabında kurulan mahkemece idama mahkûm edildi.
Sürgünde de; önce Moskova ve Bakü'deki kongrelerde mücadele etti,
ardından Sovyetlerin yönlendirmesiyle Türkistan'da Basmacı İsyanı'nı bastırmak için Buhara'ya gönderildi.
Buhara'ya ulaşır ulaşmaz saf değiştirerek Basmacı direnişinin başına geçti ve
Sovyetlere karşı bağımsız bir Türk devleti kurma hedefiyle savaştı.
4 Ağustos 1922'de Tacikistan'ın bir dağ köyünde Kızıl Ordu süvarilerinin baskınına uğradı.
Karargahındaki 30 muhafızıyla teslim olmayı reddeden Enver Paşa,
elinde Kur'an-ı Kerim'iyle yalın kılıç düşman mevzilerine karşı taarruz başlatarak 41 yaşında şehit düştü.
Şehadetinden 74 yıl sonra, 4 Ağustos 1996'da naaşı Türkiye'ye getirildi
ve devlet töreniyle arkadaşı Talat Paşa'nın yanına, İstanbul Şişli'deki Abide-i Hürriyet Tepesi'ne defnedildi.
End of transcript · 281 words