Street Encounter Highlighting Humanitarian Issues
- Parası var mı, yok mu? - Al, ya git sene şuradan milletin huzurunu kaçırıyorsun.
- Tanıyor musunuz? - Efendim?
- Tanıyor musunuz? - Hayır tanımıyorum.
Sokakta mı yaşıyor bakın, haline kalına bakın yani. Anlamadım ne idüğü ne değildir.
Abla param var, ben sadece...
Çık git başka yerden al. Böyle mağazalarda dolaşma.
Yok, bunları niye alıyorsunuz kardeşim?
Ya kokuyorsun, kokuyorsun.
- İnsanlara bir şey bulaştıracaksın şimdi. - Tamam bir şey olmaz, siz alışverişinizi yapın...
Siz hastalık, hastalık falan bulaştırır şimdi.
Git şuradan sana... Bak şimdi şikayet edeceğim falan. - Tamam siz gidin...
- Orada dur, orada dur... - Siz alın, alışverişinizi yapın.
Hayır git bak, polise falan şikayet ederim git yani. - Yapmayın lütfen...
- O alışverişini yapıp çıkacak. - Siz alışverişinizi yapın lütfen rica ediyorum.
Abla param var...
Tamam aşkım sus.
Bir de üzerime falan yürüyecek şimdi, bir şey yapacak. Ne idüğü ne değildir. - Yapmaz, lütfen!
Tamam siz alışverişinizi yapar mısınız rica edeceğim?
Bunda para ne arar? Kimden hırsızlık yapmıştır, hırsızlık... - Yapmayın, tamam yapmayın...
Tamam tatlım ağlama...
Git şuradan bak bana gelmeyeyim, git şuradan.
Abla benim param var...
Git şuradan ya. Hayır bak gelmeyeyim git şuradan.
- Siz alışverişinizi yapar mısınız rica edeceğim? - Size uzak zaten şu anda yapmayın bunu...
O gitsin ben yapacağım, tamam o gitsin ben yapacağım.
Tamam, şöyle uzaklaş bebeğim...
Almıyorum ya, bu mağazada böyle... Tamam şu kartımı alabilir miyim? Kartımı alayım.
Almıyorum ben bunları da. Bu mağazada böyle şeyleri alıyorsanız...
Ne kadar kötü bir şey...
- Abla vallahi bir şey yapmadım. - Yapmadığını biliyorum yavrum ağlama...
Niye hemen ağlıyorsun? Güçlü dur...
Sığınma evine gitsek tekrar denesen olmaz mı?
Dışarıda kalma insanlar bak neler yapıyorlar sana...
Burada kalmaktan iyidir, dışarıda sokakta olmaktan iyidir...
Polise söyleyelim seni götürsün mü?
- Ben zaten ödemeye razıyım da... - Çok bağırdılar...
Tamam polisi arayalım olur mu?
Polis arkadaşımız var onu arayalım... Seni güzelce teslim edelim bir yere olur mu?
- Olur. - Hı hı kızım.
Vallahi çok iyi yaparsınız öyle bir şey yapsanız...
Yapacağız.
Yırtık pırtık olduğunu görmesinler...
İnsanları bu kadar vicdansız bilmiyordum...
- Üstüne bir şeyler alalım mı? - Yok, gerek yok. Benim param var.
- Giydirelim mi seni? - Yok, gerek yok. Benim param var.
Kızım ben senin paran olduğunu biliyorum... Böyle yapma ben çok üzülüyorum.
Haydi gel...
Şaka olduğunu söyleyin lütfen.
Çok yaktınız.
Siz bütün Türkiye'nin canını yaktınız şu anda. Sağ olun, eksik olmayın.
Sizin gibi yurttaşlara çok ihtiyacımız var.
Bütün Türkiye size minnettar. Sağ olun, sağ olun şu anda...
Gerçek bir insanlık dersi gösterdiniz.
- Yapmayın... - Yok, siz çok şey yaptınız.
Bilmiyorum, tabiatım insancıldır benim. İnsan değerleri üzerine hayatımı kurdum. Herkese de böyle yaklaşıyorum.
Her şeyimi paylaşıyorum. Bütün insanlığımı, bütün iyi niyetimi. Ama benim canımı çok yaktı.
Ağzını yüzünü kurutmuşlar, şu haline bak. Çok üzüldüm.
End of transcript · 423 words