Mother's Struggle for Child Custody

Ben Yalova'da dört çocuğuyla tek başına yaşayan,

evde yemek yapıp satarak geçinmeye

çalışan Özbekistanlı bir anneyim.

Çocuğum Yalova Adnan Menderes Mahallesi'ndeki yatılı bir Kur'an kursuna

gidiyordu.

Eş emniyette çalışan bir komşu kadın durumu şikayet edince polisler gelip on

iki

çocukla birlikte hocayı alıp götürmüşler.

Haberi duyar duymaz emniyete koştum.

İki gün boyunca çocuğumu bana göstermediler.

Emniyette bana o kadar kötü muamele ettiler ki kıyafetime bakıp beni

aşağıladılar. "Devlet sana kimlik vermiş. Sen bunu ne hale sokmuşsun?

Seni, seni dış etmek lazım. Devlet sizin gibilere niye kimlik veriyor?

Sizi niye burada tutuyor?" diyerek üzerime psikolojik baskı kurdular.

Sanki ben çocuğumu istismar etmişim gibi, bir suçluymuşum gibi davrandılar.

İki gün boyunca çocukları bizden koparıp manipüle ettiler.

Psikologlar aracılığıyla küçücük çocuklara yönlendirici sorular sorarak yalan

yanlış ifadeler verdirtmişler. "Bizi savaşa hazırlıyorlar, bize şiddet

uyguluyorlar." dedirtmeye çalışmışlar.

En acısı da evde çocukların oynadığı sıradan oyuncak tüfekleri, kılıçları

dosyaya delil olarak koymuşlar. Erkek çocuğu bu yani.

Tabii ki oyuncak silahla oynayacak.

Ama savcı dosyaya bu oyuncakların resmini koyup "Bu çocuklar savaşa hazırlanıyor."

diye rapor tutmuş. Güvenlik güçleri tarafından alınan

çocuklar kimsesizmiş

gibi asılsız suçlamayla bizden habersiz mahkeme kararı çıkarıp

çocuklarımızı esirgeme yurduna verdiler.

Asıl işkence de işte orada başlıyor.

"Bizim devletin güvenli yer, çok iyi bakılır." dedikleri yurtta çocuğum

her gün dayak yiyor. Yaşça büyük çocuklar ve güvenlik

görevlileri benim

yavrumu dövüyorlar ve gittiğimde çocuğumun kolunun kırıldığını gördüm.

Kafasında, kulağının arkasında kan, pıhtılaşmış yaralar, vücudunun her

yerinde mosmor izler vardı. Kolu kırılmış çocuğumu da gece

saatinde bahçeye çıktığı için güvenlik görevlisinin

çocuğuma karşı darp ettiğini öğrendim.

Bu olayı konuşmak için müdürle konuşmak istediğimde müdür yardımcısı, müdürün

ve o güvenlik çalışanının o gün izinli olduğunu söylediler.

"Burası bir devlet kurumu, burada şiddet uygulanmaz." diye beni

oyalamaya çalıştı.

Sonra ben güvenlik kameralarına baktırmak istedim.

Kameraların bozuk olduğunu söylediler.

Çocuğuma da manipüle ederek bu yalanı, "Annene

söylersen anneni bir daha göremeyeceksin, sana ceza vereceğim." diye

korkutmuşlar.

Çocuğum psikolojik olarak çok kötü bir durumda.

Ziyarete gittiğimde, yiyecekler falan götürdüğümde hiçbir şey

yemiyor,

yiyemiyor, içemiyor. "Vücudundaki morlukları kim yaptı?"

dediğimde

konuşamıyor, titriyor. Çok korkuyor.

Hatta "Buradan çıkarsam kimin dövdüğünü söyleyeceğim." diye ağladı.

"Şimdi, şu an söyleyemem." diyor. "Bu bizim son şansımız.

Sana bir şey söylersem seni hiçbir zaman göremeyecekmişim." diye ağlıyor.

Çocuğumu görmek için çırpınıyorum ama kurum yetkilileri bize kan kusturuyor.

Önce haftada üç dediler. Sonra kafalarına göre görüşmeleri iptal

etmeye başladılar.

Kuruma çocuğumu ziyarete gittiğimde çocuğum eteğime yapışıp "Anne ne olursun

beni

bırakma." diye ağlıyor.

Kurum müdürü keyfi davranıyor. Bizim bu olayı basına vermememiz için

manipüle edici konuşmalar yapıldı.

"Yanlış bir şey yapmayın, hakimi kızdırmayın. Hakim ne derse o.

Hakimin kararını kimse değiştiremez." gibi konuşmalar yapılıyor.

Hakime, savcıya derdimizi anlatmaya çalışıyoruz.

Kimse bizi dinlemiyor.

Hakim sırf annelere kızdığı için duruşmayı keyfi olarak bir ay sonraya ertelediğini

söylüyor. Bizim çocuklarımız orada heba oluyor.

Bizi medeniyetsiz, terbiyesiz gibi gösterip çocuklarımızı

bizden koparmaya

çalışıyorlar. İki ay boyunca "Size çocuklarınızı geri

vereceğiz." diye bizi

oyalayıp...

Orada ise çocuklardan yalan yanlış ifadeler alınıyor, tutanaklar

tutuluyor, çocuklar manipüle ediliyor.

Bu şekilde bizi susturmaya çalışıyorlar.

Çocuğum orada güvende değil. Ağlıyor, beni istiyor.

Çocuğumun morluklarını söylediğinde "Orada çocuklar birbirini dövüyorlar." diye

geçiştiriyorlar. Çocuklara bakmıyorlar.

Biz anneler olarak çaresiz bir şekilde çocuklarımızı geri almak için mücadele

etmeye devam edeceğiz.

End of transcript · 521 words

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.

© 2026 TranslateMom Transcripts Sources Pricing Legal