Turkish → Spanish transcript
Negociaciones en las elecciones del Fenerbahçe
está haciendo cosas, el capitán está negociando, en la fase de negociaciones.
El entrenador no tiene ni idea de fútbol. Como si no hubiéramos encajado el mismo gol en el partido anterior,
como si no hubiera jugado el mismo Kerem Aktürkoğlu, como si no hubiéramos vivido lo mismo,
seguimos adelante. ¿Qué está pasando? ¡¿Qué demonios está pasando?!
Oigan, les voy a preguntar algo. Me he quedado atascado aquí, un segundo.
Quítame la cámara, ajá. Ya estoy aquí.
Les voy a preguntar algo. Les voy a preguntar algo a los jugadores de nuestra selección nacional.
Amigos, ¿acaso dejaron a sus familias y se fueron al frente?
¿Acaso están haciendo guardia en la frontera como nuestros soldados?
Un saludo desde aquí a todas nuestras fuerzas del orden de servicio. ¿Eh?
¿Acaso trabajan por 50 000, 60 000 o 70 000 liras al mes? No nos critiquen.
No nos critiquen así, y encima se buscan una forma de elegir las críticas. ¿Pero de qué van, tíos?
¿Acaso están luchando en el frente?
Les han traído a sus esposas, a sus familias, hoteles de cinco estrellas.
Y por si fuera poco, por si fuera poco, villas en Bodrum.
Desde A101 hasta Trendyol, todos los patrocinadores que puedan imaginar, millones y millones. ¿Eh?
Con perdón, el hombre que se tapa el trasero con una hoja lucha más que ustedes en el campo.
El hombre que se tapa el trasero con una hoja lucha más que ustedes.
¡Si les dieras ese dinero a ellos, se beberían la sangre del rival, joder, se la beberían!
Se beberían la sangre del rival.
Han hecho 56 disparos, ¡56 disparos!
- Ya van 60, hermano.
Han hecho 60 disparos, 60.
Que alguien explique a dónde tiraron esos 60 disparos, por favor.
Ni un gramo de táctica, ni un gramo de técnica. Pero a la hora de dar lecciones, les sobra de todo. Les sobra de todo.
El lateral de la selección nacional es sancionado en Turquía por apuestas.
Y, tras realizarse estas operaciones, la selección nacional se va de concentración.
Y, por si fuera poco, dice que vendrán más.
¡Pero si vamos al Mundial, señor presidente de la federación! Esto...
End of transcript · 365 words · machine translated
Original transcript (Turkish)
Fenerbahçe seçimlerinde pazarlık şey yapıyor, pazarlıklar yapıyor şeyden kaptan, pazarlıklar aşamasında. Hocanın futbolla alakası yok. Bir önceki maç sanki aynı golü yememişiz gibi, aynı Kerem Aktürkoğlu oynamamış gibi, aynı şeyleri yaşamamış gibi devam ediyoruz. Olan ne oluyor, ulan ne oluyor?
Ya beyler ben bir şey soracağım size ya. Şurada da takılıyorum, bir saniye. Al sana kamerayı benden, heh. Geldim. Ben size bir şey soracağım ya. A Milli Takım oyuncularımıza bir şey soracağım. Arkadaşlar siz çoluğunuzu çocuğunuzu bırakıp cepheye mi gittiniz? Sınırda nöbet mi tutuyorsunuz bizim askerimiz gibi?
Tüm görevli kolluk kuvvetlerimize selam olsun buradan. He? Aylık 50.000 lira, 60.000 lira, 70.000 liraya mı çalışıyorsunuz? Bizi eleştirmeyin. Bizi böyle eleştirmeyin, bir de eleştiri seçimi biçimi arıyorsunuz kendinize. Ya hayırdır baba? Siz cephede savaş mı veriyorsunuz? Eşinizi getirmişler, ailenizi getirmişler, 5 yıldızlı oteller.
Oda yetmezmiş, oda yetmezmiş gibi Bodrum'dan villalar. A101'inden Trendyol'una aramadığınız kadar sponsorlar, milyon milyon paralar. He? Affedersiniz, kıçını yaprakla örten adam sizden daha çok sahada mücadele ediyor. Kıçını yaprakla örten adam sizden daha çok mücadele ediyor. Ya bu parayı onlara versen rakibin kanını içer lan, kanını içer!
Kanını içer rakibin. 56 tane şut atmışsınız ya, 56 tane şut. - 60 oldu abi. 60 tane şut atmışsınız, 60 tane. 60 tane şutu nereye attığınızı birisi açıklasın ya.
Bir gram taktik yok, bir gram teknik yok. Racon kesmeye gelince hepsi var. Hepsi var. Milli takımın beki bahisten dolayı Türkiye'de ceza alıyor. Ve bu operasyonlar yapıldıktan sonra milli takım kampa gidiyor. Bir de yetmezmiş gibi daha devamı gelecek diyor. Ya biz Dünya Kupası'na gidiyoruz sayın federasyon başkanı, bunlar...