Dramatic Dialogue on Trust and Relationships
Muhakeme ne?
Davanın bile ne olduğunu bilmiyorsun, değil mi?
Bu kadar çok şey bilmiyorken ne yapacaksın?
Gelip bana soracaksın, bana söyleyeceksin.
Değil mi? Yani bütün gerçekleri bilirken benden
saklamayacaksın mesela kafana göre.
Erkan, benimle aptal gibi konuşuyorsun.
Aptal gibi falan konuşmuyorum seninle.
Sen benimle aptal gibi konuşuyorsun.
Lafı çarpıtma. Şşş, Dicle.
Çarpıtma lafı.
Ben senin bu zamana kadar ağzından çıkan her lafa sorgusuz sualsiz inandım
Dicle, güvendim.
Bir kere bile ya, bir kere bile "Acaba doğru söylüyor mu?"
demedim.
Ama artık sen de herkes gibisin işte.
Herkes gibiyim.
Herkes gibisin.
Madem ben herkes gibiyim, sen beni niye götürmek istiyorsun Erkan,
ha?
Bana söz verdiğinden, mecbur olduğundan.
Yoksa sen hâlâ seviyorsun beni.
Dicle. Bak beni döndürme, pişman etme. Al şu eşyalarını hadi gidiyoruz.
Hadi.
Beni böyle tehdit edeceksen keşke geri dönmeseydin.
End of transcript · 130 words