turkish → Arabic transcript
لقد التقطوا صورة للزبون دون إذنه. في الداخل
طلبوا من زبوني ألفين وأربعمئة ليرة مقابل أربع صور.
كان زبوني يصرخ في الداخل. وأنت كسائق
أو كمرشد سياحي، ألن تدافع عن زبونك هناك؟ أنا
الكلمة الوحيدة التي قلتها لزبوني هناك. نعم. اخرج، حسناً
لا تأخذ الصورة ولا تدفع ثمنها. بأي حق
تفعل هذا. لأن زبوني كان يصرخ.
أردت أن أُخرج زبوني لأمنعه من الصراخ.
دخلنا في جدال. جاءت سيدة من هناك وقالت إنها المسؤولة
وبينما كنت أشرح لها الموقف، تلقيت لكمة في أنفي من الجانب.
بعد ذلك، هجم عليّ ثلاثة أو أربعة أشخاص آخرين بوحشية
واعتدوا عليّ.
End of transcript · 96 words · machine translated
Original transcript (turkish)
izni olmadan müşterinin fotoğrafını çekmiş. Içeride müşterim dört tane fotoğrafa iki bin dört yüz lira fiyat çıkarttılar. Müşterim içeride bağırıyordu. Siz şoför olarak veya rehber olarak müşterinizi savunmayacak mısınız orada? Ben orada dediğim tek kelime müşterime. Evet. Çıkın tamam
almayın fotoğrafı ödemesini yapmayın. Sen la hakla yaptırıyorsun böyle. Çünkü benim müşterim bağırıyordu. Bağırmasını egellemek için ben müşterime çıkartmak istedim. Laf dolaşına girdik. Oradaki bir tane bayan geldi yetkiliyim dedi. Ben ona durumu anlatırken yandan burnuma yumruk yedim.
Yedikten sonra üç dört kişi daha üzerime öldüresiye bana saldırdı.