The Science and Significance of Fig Seeds
Halk arasında basit ve önemsiz meseleler için incir
çekirdeğini doldurmaz denir. Aslında incir çekirdeğini doldurmak
kolay bir iş değil. Ve içine neler sığar?
Gelin birlikte bakalım. Videoya geçmeden abone olursanız
seviniriz. Bu inciri kesiyoruz ve içindeki
binlerce çekirdekten bir tanesini alıp mikroskop ile içine
bakalım. Görüyorsunuz içinde binlerce hücre var
ve bu hücrelerin her birinde yüz altmış megabayt veri
var. Yani bir hücreye Kur'an-ı Kerim'in
tamamını
kırk defa yazabiliriz ve bu bir çekirdeğin
tamamına yüz seksen gigabayt veri yükleyebiliriz.
Peki bu ne anlama geliyor? Gelin bu minicik çekirdeğin
gücünü dijital dünyayla kıyaslayalım.
Bugün piyasadaki en modern akıllı telefonların başlangıç
hafızası yüz yirmi sekiz gigabayttır.
Yani tek bir incir çekirdeği son model bir telefonun tüm
hafızasından çok daha fazla veri taşır.
Bu küçücük gövdenin içine tam kırk adet yüksek
çözünürlüklü sinema filmini sığdırabilirsiniz.
Ya da telefonunuzla çektiğiniz tam altmış bin adet yüksek
kaliteli fotoğrafı veya hiç durmadan günlerce
çalacak kırk bin şarkılık devasa bir müzik kütüphanesini
o dişinizin arasına kaçan minicik çekirdeğin içine yazabilirsiniz.
İşin en çılgın kısmı ise şu. Bir incir ağacının
kökünden yaprağına, meyvesinin tadından rengine kadar
tüm tasarım planı aslında sadece yüz altmış
megabayttır. O bir çekirdeğin içindeki binlerce hücre
var diye
işte ondan bir tanesinin bir ağaç olması için gerekli her
şey yazılmış ona. Ancak Allah-u Teâlâ'nın yaratma
hikmeti sonsuzdur. O sebeple o tohum toprağa
düştüğünde veri bozulmasın ve yeni bir ağacın doğuşu
garantiye alınsın diye aynı muazzam kodu o tek
bir çekirdeğin içine tam bin yüz yirmi beş kez peş peşe
kopyalamıştır. Ama işin garibi bu değil.
O çekirdek zırhlı botanikçiler Sclera diyor.
Yani taş hücreleri. İnsan midesinde çeliği
eritebilen hidroklorik asit salgılanır.
Bu asit o çekirdeğe tek bir çizik bile atamıyor.
Kuşların taşlığında öğütülmüyor.
Sindirim sisteminden dimdik sağ çıkıyor.
Çünkü onun görevi sindirilmek değil, görevi
sindirilmeden geçmek. Kilometrelerce uzağa taşınmak
ve iş bittiğinde yeni bir ağaç olmak.
Zırhın içi ise bir kimyasal silah deposu.
Toprak altında çürümesin diye çevresindeki bakteri ve mantarları felç
eden kumarin, terpen ve psoralen salgılıyor.
Psoralen bugün modern tıpta cilt kanseri ve vitiligo
tedavisinde kullanılıyor. Yani o küçücük tane
kendi UV kalkanını, kendi antibiyotiğini ve
kendi ilaç molekülünü aynı anda sentezliyor.
Dahası, tıp dergilerinde yayınlanan klinik
testler, o çekirdeğin
içindeki yağın kolorektal kanser hücrelerinin diğer
dokuları istila etme kapasitesini tamamen durdurduğunu gösterdi.
Sağlıklı hücrelere ise tek bir zarar bile vermeden.
Üstelik bu yüz seksen gigabaytlık veri tabanının içinde en
kusursuz ve en ölümcül hayatta kalma yazılımlarından biri gizlidir.
İncir arısı ortaklığı. İncir ağacı neslini devam ettirmek
için bu minicik arılara muhtaçtır.
Dişi arı, incirin osteo denen daracık kapısından
içeri
sızarken kanatlarını ve antenlerini kaybeder.
Ancak bizim yediğimiz dişi incirlerin çiçek boyunları çok uzundur.
Arı ne kadar uğraşırsa uğraşsın yumurtlama borusu çiçeğin
dibine yetişmez. Anne arı yumurtalarını hiçbir zaman
bırakamaz ama vücuduna yapışan polenleri arkasında bırakarak
inciri döller. Boşuna çabalayan anne arı ise içeride
kapana kısılarak ölür ve sonrası daha da acımasız.
İncir onu yer. Ficin adında bir enzim salgılar
ve arının bedenini sindirir. Kimyasal olarak eritip
kendine besin yapar. Ama bu küçücük tanenin marifeti
sadece savunma değil, insan için de bir ilaç deposu.
İncir çekirdeği doğanın ürettiği en yoğun omega üç
kaynaklarından biridir. Yani kalp doktorlarının ısrarla
önerdiği o değerli yağ asidi, bitkisel dünyada en çok
bu minicik tanede saklıdır. Damarları temizler, kalbi
korur, beyin fonksiyonlarını destekler.
İçerdiği vitamin E miktarı ise akıllara zarar.
Hücreleri yaşlanmaya karşı savunan gamma tokoferol bakımından
bilinen en zengin bitkisel kaynaklardan biridir.
Yapısının yarısından fazlası saf liftir, kötü
kolesterolü düşürür, kan şekerini dengeler, diyabet
riskini azaltır. Sindirim sistemini adeta yeniden
programlar. Modern bilim bugün milyon dolarlık
laboratuvarlarda bu tek çekirdekten ilaç üretmenin peşinde
koşuyor. Oysa Yüce Allah bu şifayı incirin içine
binlerce yıl önce yerleştirmişti.
Allah-u Teâlâ Hazretleri tüm Kur'an-ı Kerim boyunca isim
vererek yemin ettiği tek meyveyi incir olarak seçti.
Tin, Arapçada incir demektir. Tin suresinde şöyle
buyurmaktadır. "Vettiini vez zeytün." İncire ve
zeytine andolsun, Yüce Yaratan bir şeyin üzerine yemin
ediyorsa orada dikkat çekici birçok ilahi hikmet
vardır. Bu anlattıklarımız sadece bir tanesi.
İncir sadece bir meyve değil, yaratıcının imzasını
taşıyan bir mühendislik harikası.
Videomuzu beğendiyseniz kanalımıza abone olun ve tüm
bildirimleri açınız.
End of transcript · 673 words