Exploring the Cultural Heritage of Mardin
Bazı şehirler vardır.
Sadece görülmez,
hissedilir.
Binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan,
dillerin, inançların ve kültürlerin
yüzyıllardır yan yana yaşadığı
kadim bir şehir:
Mardin.
Güneş, Mezopotamya'nın ufkunda yükselirken
taş sokaklar yeniden uyanır.
Dar sokaklar canlanır.
Ve her yeni gün,
asırlardır süregelen hikayeyi yeniden
gün yüzüne çıkarır.
Burada her taş bir hatıradır. Her
sokak başka bir zamana açılır.
Artuklu'nun görkemli siluetinden...
Midyat'ın zarafetle işlenmiş taşlarına.
Nusaybin'in köklü tarihinden
Kızıltepe'nin bereketli ovalarına.
Savur'un yeşiline,
Derik'in zeytin kokan yamaçlarına,
Mazı Dağı'nın tarihi vadilerinden Ömerli'nin
verimli bahçelerine, Yeşilli'nin mümbit topraklarından
Dargeçit'in doğal güzelliklerine.
Her parçası, her dokusuyla
bu topraklarda zaman yalnızca geçmez,
yaşamaya devam eder.
Ustanın ellerinde şekillenen bakırda,
telkarinin ince nakışlarında,
taşa işlenen sabır ve emekte yüzyılların
birikimi geleceğe aktarılır.
Takvimler, nesiller değişir ama bu
coğrafyanın ruhu aynı kalır.
Ve gün doğumunda, batımında
Mezopotamya'nın sonsuz ufkuna süzülen
ışıklarla birlikte şehir yeniden
sessizliğe bürünür. Ancak hikayesi
hafızalarda yaşamayı sürdürür.
Çünkü Mardin bir şehirden fazlasıdır.
Geçmişle geleceğin aynı ufukta buluştuğu bir
medeniyet. Kültürlerin birbirine hayat verdiği,
yaşayan bir miras
ve zamanı aşan bir ruh.
Mardin,
zamanın taşa işlendiği şehir.
End of transcript · 173 words