Family's Support During Imprisonment
Ben kızııyım Meryem Kuytu. Eee bugün kapalı görüş yaptık.
Açık görüş değildi. Eee sarılamadık zaten.
Camın arkasından gördük kendisini. Ama durumu iyiydi.
Gerçekten morali çok iyiydi. Yüzü güler yüzlüydü.
Çok dirayetli gördüm kendisini. Eee hatta içeride
adeta sanki hiç zorlanmıyormuş da sanki böyle tatile
ihtiyacı varmış da onu ayarlamış gibi bir ruh hali vardı.
Elhamdülillah. Eee kendisi böyle biraz içeriyi anlattı
bize.
Odasından bahsetti. İki metreye dört metre ufak bir yer.
Eee müebbet almış ve disiplin cezası almış olan
kişilerle beraber sıralı kalıyorlar.
Bir kişilik oda herhalde
ancak öyle olduğu için olsa gerek oraya vermişler.
Tabii şartlar havalandırmaya çıkış günde bir saat.
O açıdan eee çok ufak bir yerde aslında gerçekten disiplin cezası
almış müebbet birisi gibi bir muamele var ister istemez.
Ama kendisi buna rağmen gayet iyiydi gerçekten.
Hatta dedi ki "İnsanın" dedi "kalbi önemli, kalbinin
nasıl olduğu önemli. Ve kalpler Allah'ın elinde.
Allah kalbini, insanın kalbini ferahlattığı zaman,
genişlettiği
zaman ikiye dört ufacık bir yerde bile olsa onun için
çok geniş, çok ferah bir alan oluyormuş" gerçekten.
Eğer kalbini Allah daraltırsa kişinin, sarayda bile
olsa o kişi ferahlayamaz, genişliği hissedemezmiş.
"Şu anda" dedi, "gerçekten kalbimi yokluyorum" dedi.
Eee "şu an burada mı olmak yoksa beni saraya koymaları mı?" diye.
"İkisini de kıyas ettiğim zaman Allah biliyor ki hiçbir farkı yok" dedi.
Hiçbir farkı yok.
Semra Hocamız yalnız değildir.
Semra Hocamız yalnız
değildir. Semra Hocamız
yalnız değildir.
Bir de kendisinin söylediği bir söz vardı, paylaşıldı internette de
görmüşsünüzdür. Yunus Emre'nin bir sözü var ya,
"Lütfunda hoş,
kahrında hoş" diyor Rabb'imiz için.
Annem de bu sözü kendince değiştirmiş, "Lütfun da lütuf, kahrın
da lütuf" demiş.
Ben de üzerinde biraz düşündüm. Yani Allah'ın
verdiği lütuflar zaten lütuf ama bize böyle bir hani dışarıdan
bakıldığında kahır gibi gözüken bir şey yaşatıyor.
Aslında bunda ki- kendisinin de söylediği üzere büyük
nimetleri görebilmek lazım.
Örneğin, eee insanların bizi tanıyabilmesi için,
gerçekten
davamıza olan bağlılığımızın, samimiyetimizin anlaşılabilmesi için
böyle bir olay gerekiyorsa bu bir lütuftur. Bunun anlaşılması bir lütuftur.
İnsanlara lafla anlatamadığımız, anlatsak da inanmayacakları
şeyleri Rabbim ispat etme imkânı sunuyor.
Bu bir lütuftur aslında. Onun haricinde diğer taraftan
baktığımızda düşmanların yaptıkları, İslam düşmanlarının yaptığı bu
zulümlerin ortaya çıkması, insanlara biz anlatsak da
lafla eee ispatı olmayan laf
olmasındansa Allah Azze ve Celle'nin bu olaylar vesilesiyle onların
ne olduğunu ispat etmesi de bir lütuftur.
Haklıyla haksızın, doğruyla yanlışın, hakla batılın
birbirinden ayrılması bizim şu an bu çağda en çok ihtiyacımız olan
lütuftur. Bunun için yaşanan bu olaylar çok ufak bir
bedeldir. Biz de böyle düşünüyoruz.
Kendisinde de bu ferahlığı, bu rahatlığı gördük.
Elhamdülillah... içeride durumu iyi, morali
iyi. Eee ama düşündük yani bir,
ben de bir düşündüm. Neden sadece annemi aldılar?
Bize suç örgütü demeye çalışıyorlar aslında.
Ama neden sadece annemi aldılar? Hani birkaç tane daha bayan üyesini,
birilerini toplamış olsalardı sanki suç örgütünün bayan
yapılan- yapılanması gibi, kadın tarafı gibi bir algı
verebilirlerdi aslında. Ama sadece annemi almaları,
bir de bizi ortada bırakıyor olmaları anne babasız...
İki taraflı da aslında kendileri için bir dezavantaj.
Bunu, bu dezavantajı niye göze aldılar?
Buradan anladığım şu ki aslında babamı yıldırmak için böyle bir
şey yapmış olmaları. Çünkü babam kendisi hapse atıldı,
eee daha öncesinde üç kere hapishane süreci geçirdi.
Hiçbir şekilde geri adım atmadı. Eee baktılar ki kendisi
için vazgeçmiyor. O zaman neyi deneyebiliriz diye
düşünüp eşiyle baskı yapmak. Kendilerince düşündükleri şey şu:
Annem dayanamayacak. Normal bir kadın gibi içeride "Ben
dayanamıyorum hocam,
artık çıkmak istiyorum" diyecek babama.
Babam da kendisi kendisinin zaafı değil ama belki eşi onun
zaafıdır. Bunu bir deneyelim diye düşünerek annemle
babama baskı yapmak istiyorlar. Bu çok alçakça bir yöntem.
Yani bu çok, çok alçakça bir yöntem.
Eşiyle bir adama baskı yapmaya çalışmak.
Ama bilsinler ki babamın kendisi, kendi rahatı,
nefsi zaafı olmadığı gibi annem de onun zaafı değil, biz de
onun zaafı değiliz. Hiçbir şeyi kaybetmekten korkmuyor bu dava
için.
Önemli olan davadır.
Semra Hocamız geri adım
atmadı. Semra Hocamız geri
adım atmadı.
Son olarak şunu söyleyeceğim. Efendim, bunlar bizim için
elhamdülillah Rabbimin de verdiği bir gönül ferahlığıyla büyük şeyler
değil, büyük bedeller değil, İslam'ın hakim olması için
ödenen çok ufak bedeller bunlar. İnsanların İslam'ı anlaması,
zalimi tanıması için çok ufak bedeller.
Yaptığımızdan da yaşadığımızdan da pişman değiliz.
Hepsini elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince
arttırarak devam edeceğiz inşallah. Yolumuzdan dönmeyeceğiz.
Davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Böyle ucuz yollarla bizi yoldan
döndüremezler. Bunu bilsinler.
Kurtarız, atlıyoruz,
susmayacağız. Kurtarız,
atlıyoruz, susmayacağız.
Öncelikle buraya gelen eee kişilerin tek tek isimlerini verecek kadar
vaktimiz olmadı ama eee gelen şehirleri ben tek tek saydım.
Şu şehir burada, bu şehir burada. Adana'dan şöyle, Mersin'den işte,
eee Malatya'dan, Urfa'dan, ııh Diyarbakır'ın kendisi,
Ankara'dan, Adana'dan gelen tüm şehirleri elimden
geldiğince
saydım. Eee selamlarınızı ilettim. Selamınızı aldı.
Onun da size çok selamı var. Eee desteğinizi eee
bilmesi onu çok rahatlatıyor. Onu rahatlatan şey
davayı devam ettirecek kocaman bir hareketin hiç sekteye
uğramadan yoluna devam ettiğini bilmesi.
Yoksa kendisine olan bir destekten bahsetmiyoruz burada.
Ona yapabileceğimiz bir şey yok. Onun rızkı oradaymış.
Rabbim onu içeriye aldı. Ona biraz dinlenme mühleti verdi.
Maneviyata yönlenme mühleti verdi.
Artık mücadeleyi biz omuzlayacağız üzerimize.
Onlar çok çalıştılar, yıllarca ömürlerini verdiler.
İnşallah sıra bizde. Elimizden geleni yapıp eee bu davayı
asla sahipsiz bırakmayacağız ve geri adım atmayacağız.
Onun istediği zaten bu. Eee gönlünü rahatlatan şey zaten bu.
Eee eyleme geçtiklerimizin, eee meşru mücadelemizin devam ediyor
olması onun eee en şu an büyük tesellisi.
Eee onun haricinde zaten söylemek istediği fazla bir şey yok.
"Yapacağımızı biliyorsunuz" dedi.
"Bu süreci daha önce yaşadık, beraber atlattık.
Herkes zaten ne yapacağını biliyor.
Kimseye bir şey söylemeye gerek yok." O yüzden eee inşallah bu süreç
hayırlısıyla sonuna erene kadar, zaferle, Allah'ın vereceği bir zaferle,
güzel bir başarıyla sona erene kadar bu yolda hep beraber mücadele
etmeye devam edeceğiz inşallah.
İslami duruşu
yaşatacağız. İslami duruşu
yaşatacağız. İslami
duruşu yaşatacağız.
End of transcript · 943 words