Kurdish Resistance and Struggles
Bir silahlı mücadeleye yönelmek
pek bir olaydır.
Betonlanmış bir Kürdistan'ı önümüze bıraktılar.
Mezardan kalkan adam ne kadar canlıdır,
ne kadar yumruğunu sıkabilir,
ne kadar yüreği kanatar.
Direnmenin büyük önemini hâlen güçlü anlamak istemeyen
dostlarımız kadar düşmanlarımıza da bunu söylüyoruz.
Düşmanın hakkında
gerçekleştirdiğim budur. Yani mezarlıktır. Gömülmüştür.
Dedikleri bir halk.
Böylesine ayağa kalkarsa ne kadar direnebilir?
İşte
direnişimizi anlamak için bunu anlamak gerekiyor.
Herhangi bir halkın direnişi gibi değildir bizim direniş.
Lenin,
Rus
ulusunun engin demokrasi
savaşımlara,
kültürüne
dayanıyordu.
Avrupa'nın tüm burjuva ulusal hareketleri,
yüzyıllarca hazırlanan bir Rönesans hareketine,
büyük bir kültüre, ekonomik gelişmeye dayanıyorlar.
Ya bizim neyimiz var? Kürdistan halkının dili
bile
neredeyse yokluğun eşiğine getirilmiş.
Kültür diye bir şey kalmamış. Ekonomi desen, sosyal
yaşam desen
her şey
yoksulluğun
alabildiğine, yokluğun alabildiğine
derinleştirilmiş.
Tükenmek diyeceğimiz
bir noktasını yaşıyor. Böyle bir halkı devraldık.
Bize verilen miras bu.
Ama diğer yandan hainlerimiz var.
Hiçbir şey tanımayan.
Ve çok ucuz ülke satan,
çok ucuz
halkı pazarlığa çıkaran hainlerimiz var.
Direniş bunlara da yetmedi.
Olmaz dediler, yapamazsınız dediler.
İhbar ettiler, vurdular.
Hâlâ da yapıyorlar.
Hepimizin alabildiğine dikkatli,
duyarlı
bir mücadele yaşamına,
bunu
başarılı kılmak için
her şeylerini ortaya koymaya çağırıyoruz.
Ve kazanmak için de her zaman belirttiğimiz gibi
yeteneklerimize,
en büyük kuvvet, en büyük teknik olan, silah olan
insanlık yeteneklerimize
daha yakinen
kavuşarak bunları
kullanarak
kazanacağımıza
söz veriyoruz.
End of transcript · 214 words