Religious Guidance and Community Values

Saygıdeğer hocalarım,

sevgili

genç evlatlarım,

değerli hanımefendiler, beyefendiler.

Sizleri en kalbi muhabbetlerimle selamlıyorum.

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Fahr-i Kâinat Efendimiz,

âlemlere rahmet olarak gönderilmiş Hazret-i

Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem buyuruyor ki:

"İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır.

Yalnız

üç kişinin amel defteri açık kalır

ve sevap yazılmaya devam edilir.

Sadaka-i cariye verenlerin,

hayırlı bir evlat yetiştirenlerin,

faydalı ilim bırakanların amel defterleri

kapanmaz.

Öldükten sonra da

sevap yazılır."

Asla unutmayın sevgili kardeşlerim.

O

âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberdi.

O yaratanın Habibim diye

seslendiği efendilerin efendisiydi.

O Hâtemü'l-Enbiya idi. O

son peygamberdi. O Miraç'ta

peygamberlere namaz kıldıran imamdı.

O insanlığın kılavuzuydu, rehberiydi,

önderiydi.

Onu ve ashabını aç bıraktılar. Zulmettiler.

İşkencelerden geçirdiler. Tahkir ettiler.

Dışladılar. Toplumun dışına ittiler.

Dayanamadı. O çok sevdiği Mekke'yi,

mükerrem sıfatlı Mekke'yi, evini,

yurdunu terk etmek zorunda kaldı.

Sığındığı bir mağarada yol arkadaşı

Hazreti Ebubekir Radıyallahu Anh Efendimiz,

onun hüzünlendiğini görünce dudaklarından

şu ilahi mesajlar döküldü. Lâ tahzen

innallahe meana.

Korkma,

çekinme, üzülme, hüzünlenme,

yeise kapılma. Allah bizimle beraberdir

dedi.

İşte o emniyet şuuru. O sabır ve

tahammül. O iki yolcuyu

mağaradan sağ salim çıkardı. Halbuki

düşmanlar mağaranın ağzındaydılar.

Medine'ye vasıl oldular. O sabır ve

tahammül Medine'de bir medeniyeti

inşa etti. O sabır ve tahammül Hazreti

Peygamber ve yol arkadaşlarına fetih mübini,

Mekke'nin fethini, zaferi nasip etti.

Şunu da özellikle bilmenizi istiyorum.

Endülüs'ün saraylarında

bir hüküm dikkatinizi çeker.

Gidenleriniz görmüştür.

Lâ ğalibe illallah.

Allah'tan başka zafer sahibi yoktur.

Onun için ben bugün buradan bu kapalı

spor salonundan

sizlerin huzurunda,

sizlerle birlikte canlı yayın yapan tüm

televizyon kanallarından milletime ve dünyaya

sesleniyorum. O da şudur

kardeşlerim. Şunu unutmayınız.

Hangi makamda olursak olalım

kibri,

gururu yanımıza yaklaştırmadık ve yaklaştırmayacağız.

Ve

ve şunu unutmayacağız.

El müslimu men selimel müslimune

min lisanihi ve yedi.

Bunu unutmayacağız. Müslüman o kimsedir

ki onun dilinden ve elinden

tüm Müslümanlar emindir, salimdir.

Müslüman Müslümana tuzak kuramaz.

Bırakın Müslümanın Müslümana tuzak kurmasını başka

insanlara da tuzak kuramaz.

Ve ben buradan bir şeyi bugün özellikle

hatırlatmak istiyorum.

Bizler

özellikle Müslümanlar olarak

ubudiyet anlayışımızı gözden geçirmek

zorundayız.

Biz Allah'tan başka mabud

tanımıyoruz.

Bunu bileceğiz.

Faniler bize mabud olamaz.

Bileceğiz ki bu insan kul mudur? Bunun da yanlışları

vardır, hataları vardır. Cumhurbaşkanının da

hatası vardır. Tayyip Erdoğan'ın da hatası vardır.

Meclis başkanının da hatası vardır.

Bunları göreceğiz, bunları bileceğiz.

Hiçbir insan layüsel değildir,

sorgulanamaz değildir.

Hepimiz de sorgulanabileceğimizi bilmemiz

lazım. Onun için kendimizi gözden

geçirmeye mecburuz. Hesaba

çekilmeden kendimizi hesaba çekmeye

mecburuz.

Gençler! Unutmayalım ki bir hesap günü var.

Orada hep hesaba çekileceğiz. Ama o güne

gelmeden burada kendimizi hesaba çekelim.

Biz milletin emanetine göz dikenlere müsamaha

göstermeyiz.

Yetimin hakkına el uzatanlara hoşgörü göstermeyiz.

Allah'a hamdolsun harama el uzatanlardan

olmadık. Ama yetmez. Harama el

uzatılmasına izin vermeyiz.

Göz yummayız.

Bunun karşısında sessiz kalmayız. Gençler!

Bu çizgiden şaşmayacağız.

Milletin fertleri, milletin evlatları olduğumuzu

unutmayacağız. Başkaları için çalışanlardan değil,

milleti için, ülkesi için, ilkeleri ve

idealleri için mücadele edenlerden olacağız.

Yetmiş altı milyonu bir ve beraber

göreceğiz.

Komşunun derdini dert edinecek, milletin derdiyle

dertlenecek, yeryüzündeki tüm mazlumların

meselesini meselemiz edineceğiz.

Kucaklayıcı olacağız. Etnik, dini,

mezhepsel, fikrisel farklılıklara saygı duyacak,

yaradılanı Yaratan'dan ötürü seveceğiz.

Yüzyıl örnek bir neslin onurlu bir

mücadelesiyle geçti. Bu onurlu mücadeleyi

kararlılıkla ve sorumlulukla sürdüreceğiz.

Burada bir kez daha tekrar ediyorum.

Her ne olursa olsun ümitsiz olmayacaksınız.

Hüzünlenmeyecek, yeise kapılmayacaksınız.

Başınızı öne eğmeyeceksiniz.

İnanıyorsanız muhakkak üstünsünüz.

Bunu asla unutmayacaksınız.

Hak bildiğiniz yolda hiç şaşmadan ve

sapmadan yürüyecek, ilerleyeceksiniz.

Hiçbir zaman hüzünlenmedik.

Hiçbir zaman yeise, ümitsizliğe kapılmadık,

karamsar olmadık. Merhametlilerin en

merhametlisinden ümidimizi asla kesmedik.

Kaderin üstünde mutlaka bir kader vardır

dedik.

Direndik.

Mücadele ettik. Hiçbir şey yapamadığımız

zamanlarda seccadelerimize sığındık.

Ellerimizi göğe açıp dualarla yol arkadaşlığı yaptık.

Biz sabırsızlardan olmadık.

Tahammülsüzlerden olmadık. Burası bizim öz

yurdumuzdur. Burası bizim öz vatanımızdır.

Biz bu milletin fertleriyiz. Biz bu

milletin ta kendisiyiz.

Biz bu toprakların,

bu vatanın evladı, biz bu ecdadın, aziz

şehitlerin torunlarıyız.

End of transcript · 628 words

iPhone app Translate videos on your iPhone Paste a TikTok, Instagram or X link, add subtitles in your language and save the video to Photos.

Read any video in your language

Paste a link from X, TikTok, YouTube or Instagram. You get a page like this one.

© 2026 TranslateMom Transcripts Sources Pricing Legal