Women's Empowerment and Community Building
Sara Dağdanova'ya inerse neyi nasıl değiştirebilir?
Yani şöyle diyeyim,
eee,
yani benim daha çok hayallerim herhalde kadınlar
üzerine. Kadın, yani kadınların
özsavunma komünleri, yani kendini koruyabilme,
eee, bu anlamda mesela şey düşünüyorum, mesela kadınlarla--
yani şöyle, tabii her bir kadının bir tecrübesi
vardır, bir hikayesi
vardır. Şöyle değil, sihirli bir değnek gideyim her şeyi-
Yok, yok her şeyi değiştireyim.
Evet, her şeyi değiştireyim anlamında değil.
Ama kendi inandığım yaşam özgür bir yaşam tarzıdır.
Yani özgürlüğe giden bir yoldur. Ve bu anlamda da kadınlarla
tartışmalar yürütüp, hani bir komün kurma, eee, kadınların
mesela gerçekten kendine ait olduğunu, yani
toplumun öncüleri olduğunu, yani yaşamı ne kadar
güzelleştirebileceğini
görebilme anlamında kadınlarla tartışmalar yürütürüm.
Yani tabii bu kolektif bir biçimde, hani ben salt kendi
anlamında söylemiyorum, yani karşılıklı bunları
değiştirebileceğime inanıyorum kadınlar için yani.
Eee, bundan sonrası için umudun ne?
Yani umudum
şöyle diyeyim, yani önderliğe çok inanıyorum.
Önderliğin, eee, başlattığı süreç,
ya-yaşatmak yani yapmak istediği yaşam projeleri, hani
demokratik entegrasyon, komünler kurma, demokratik komünler.
Hani umudum gerçekten şu: Toplumsal anlamda, eee,
kadının erkekle, erkeğin kadınla barıştığı bir toplum
istiyorum. Yani böyle bir toplumun yaratılması için
hani mücadele vereceğiz
zaten. Yani öyle bir dünya görmek istiyoruz.
Yani biz bu mücadeleyi verirken şöyle bir şey, kendimiz için,
salt kendimiz için burada değiliz.
Yani
kadınların katledilmediği, tecavüze uğramadığı, insanların
daha çok zihniyet savaşı verdiği, hani bir erkeğin dönüp şunu kendisine
sormasını istiyoruz, yani istiyorum.
Yani
ben insansam kadın da insandır. Benim ne kadar hakkım varsa bir
kadının da hakkı vardır. Yani daha çok kadını bir insan olarak
görmek.
Yani kadın senin malın değil, bir eşyan değil.
Yani kadınların özgürce yaşadığı bir dünya, kadınla erkeğin
gerçek anlamda özgürce yaşayabileceği bir dünyanın,
yani bunun umuduyla yaşıyorum ve mücadele ediyorum.
O umut sanki birazcık daha yaklaşmış mı?
Kesinlikle.
Eee, kim bilir, eee, Sara, başka zamanlarda, başka
dönemlerde, başka yerlerde, eee, belki de karşı
karşıya geleceğimiz zamanlar olacaktır, ha?
Tabii olur yani.
Yani şöyle, nasıl diyeyim?
Yani inanıyorum ben.
Tabii ki hani belki, belki ben de olurum, belki diğer yoldaşlarla da olur.
Hani inanıyorum yani
şöyle bir durum var yani mücadelemizin, eee, asıl şeyi,
yani durumu, hani halkımız için, toplumlar için, insanlık için.
Ve birçok yerde de buluşabiliriz.
Bu zamanlar da yakın zamanlardır.
Özgür demokratik komünler oluşması için ben de inanıyorum.
End of transcript · 372 words