Dramatic Dialogue in Turkish Scene
Sadece bir gece.
İstediğin gibi hayatını kurarsın.
Yetmezse daha da-
Aşağılık!
Aşağılık köpek!
Sen beni ne zannediyorsun be?
Ceyhun!
Jeladet Hanım.
Muah. Nasılsınız?
Merhaba.
A-a, tanımadınız mı beni?
Suzi ben.
Susanna Brech. Layla'nın kardeşi.
Hani Berlin'de bir kahve içmiştik sizinle.
Zeki tanıştırmıştı.
Senin ne işin var burada kızım?
Sen para mı teklif ettin?
Ettim.
Gördüğün gibi tokadı yedim.
Eli çok ağırmış.
Sen ne yaptın ne yaptın?
Niye?
Sen demedin mi hayat kadınıydı, o yüzden ayrıldım diye.
Ne?
Ben de gerçekten öyle mi diye test edeyim dedim.
Sen... Sen benim için öyle mi dedin, ha?
Sen oğlunu doğuran kadın için orospu mu dedin?
Oğlumu benden aldığın yetmedi.
Masum olduğuma inanmadığın yetmedi.
Bir de adımı böyle mi lekeledin?
Suçsuz olduğum halde
yaşattıkların yetmedi mi bana?
Lanet olsun!
Seni tanıdığım o güne de lanet olsun.
Seninle yaşadığım her şeye de lanet olsun.
Senin çocuğunu doğuracağıma ölseydim keşke.
Senin de Allah belanı versin. Aşağılık.
Leyla,
gerçekten dinle beni anlatacağım.
İkinizi de,
ikinizi de bir daha görmek istemiyorum. Anladın mı?
Leyla, bir dinler misin?
Çekil.
Leyla.
Leyla. Leyla! Leyla, özür dilerim. Binlerce kez özür diliyorum.
Sadece gerçeği öğrenmek istedim.
Uzak dur benden.
Yaptığım çok yanlış, farkındayım. Amacım seni incitmek değildi Leyla.
Bir anlatabilir miyim lütfen?
Seni bir daha görmek istemiyorum Ceyhun.
Leyla.
End of transcript · 208 words