Israeli Airstrikes on Syrian Military Base
Reuters'ın bildirdiğine göre Türkiye'ye yetmiş kilometre yaklaşık
uzaklıkta bulunan Ebu Zuhr Askeri Üssünü, hava üssünü,
Suriye'nin hava üssünü İsrail uçaklarıyla vurdu. Hem de sekiz kez vurdu.
Yani sekiz tane saldırı yaptı. Açık kaynaklarda yer aldığı
kadarıyla. Ve aslında bunu şu şekilde yorumlarsak çok
yanlış
yorumlarız. Yani Türkiye'ye yakın bir hava üssü
vuruldu.
İsrail vurdu. Bunu nasıl yorumlarız? Hayır, bu bambaşka bir şey.
İsrail bundan önce de birçok kere Türkiye'nin çok yakınlarındaki yerleri
vurdu.
İlk defa İsrail, Türkiye'yi hedef gösterdi.
Resmi açıklamasında Türkiye'yi hedef gösterdi, değil mi?
Türkiye'yi hedef gösterdi ve şunu söyledi: "Suriye burada Türk
askerlerini konuşlandıracaktı, ona müsaade etmişti.
Bu güvenlik statükosunu, Suriye ile tesis ettiğimiz güvenlik
statüsünü
bozdu. Bize tehdit oluşturacaktı. Onun için vurduk" dedi.
Yani Türkiye'yi, Türkiye'yi açıkça tehdit olarak gösterdi.
Türk askerinin Suriye'de bu üste bulunmasını,
güvenlik statükosunu bozduğunu söyledi ve Türk askerinin burada
konuşlanmasına müsaade etmeyeceğini ifade etti.
Bu bambaşka bir olaydır. Bu bambaşka bir olaydır.
Yani bu olayı herhangi bir Suriye'deki üssü vurdu, bu da Türkiye'ye
yakındı bakış açısıyla bakarsak bu olayı çok yanlış yorumlarız.
Bu bambaşka bir şeydir. Bu çok ciddi bir şeydir.
Ve bununla birlikte şunu söylüyor aslında İsrail: "Türk askerinin
Suriye'de nerede bulunup bulunmayacağına ben karar veririm" diyor. Allah Allah!
Bu şu demek: "Sen burada Türk askeri bulunduramazsın,
Türk askeri
bulunduramayacağın- bulunduramayacağını ben sana gösteriyorum"
demektir bu.
Bu ciddi bir meydan okumadır. Suriye'nin egemenliğine de direkt
saldırıdır. Yani "Sen benim dediklerimi yapacaksın"
diyor ve "Burada
kimse bulunmayacak" diyor. Yani "Türk askerinin nerede Suriye'de
konuşlanıp konuşlanmayacağını, Suriye'nin kiminle iş birliği yapıp
yapmayacağına ben karar veriyorum" diyor.
End of transcript · 254 words