Susuz Yaz: Öyküden Diziye Uyarlama ve Filmi İzlememe Kararı
Dakikamız var. Gelsin susuz yaz. Zaten bir sürü
onu konuşacağız önümüzdeki aylarda şüphesiz.
Yani
şimdi herkes filminden uyarlandığını düşünüyor ama oysa eser
Necati Cumalı'nın öykü kitabındaki yetmiş sayfalık bir öykü.
Bunu ben de bilmiyordum mesela. Çok enteresan.
Bu hikayeyi tasarlamak da gerekti.
Çünkü yetmiş sayfa ilk birkaç bölümde
bitiyor. Senaryoda, dizide. Dolayısıyla onun önünü
ardını yeniden kurmak, insan koymak ve yeniden o bütün
sezona yetecek hikayeyi kurmak çok uzun ama çok zevkli
bir yolculuktu benim adıma. Anlatmak istediğim çok şey vardı.
Artık diziyi.
Hay Allah
öyle olacak. Yani çok çok heyecan verici.
Bir de sinemamızın en önemli filmlerinden biri.
Siz filmi yeniden yapmıyorsunuz, siz hikayeyi tekrar uyarlıyorsunuz.
Hiç izlemedim.
Gerçekten mi? Ne kadar ilginç.
Ama şu yüzden izlemedim şimdi. Hikaye asıl yaratıcı. Bu eser bu.
Şimdi ben bunun yapıldığı hali izlersem o zaman bir
etkilenme, bir duygu. Benim direkt burayla bağ kurmam
gerekiyordu.
Dedim ki ben.
O bir yorum. Siz başka bir şeyi yorumlayacaksınız.
Yorumu izlersem etkilenebilirim.
Saygısızlık etmek istediğimden değil, sadece etkilenmemek, direkt buraya bir
bağlantı kurmam gerektiği düşüncesi ve inancından dolayıydı.
Ama diziyi yayınlamaya başladıktan sonra izleşeyim.
Zaten artık meraktan ölüyorum. Şu ay o bunu şuraya gönderme için mi
yaptınız bu diyorlar. İzlemem.
Çok güzel.
Kasım sonu gibi sanırım herhalde.
Ortası gibi inşallah yayında olacak.
Çok teşekkürler Saman Hanım.
Ben teşekkür ederim.
İyi ki geldin.
End of transcript · 217 words